ARD’nin 12 Temmuz Pazar günü yayımlanan Europamagazin programında, Türkiye’de ana muhalefet partisi CHP’ye yönelik yargı müdahaleleri ve ülkedeki siyasal sistem tartışıldı. Dosyanın yerel yönetimlere ayrılan bölümünde ise Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu ve ilçede sürdürülen belediyecilik çalışmaları ekrana taşındı.
ARD ekibi, Çervatoğlu’nu yalnızca makamında değil, ilçenin sokaklarında ve belediye ekiplerinin çalışmalarını takip ederken görüntüledi. Bir okulun önüne yapılması planlanan hız kesici, belediye çalışanlarının eski bir makineyle yürüttüğü çalışmalar ve kullanılmayan bir otobüsün çocuklar için müzik okuluna dönüştürülmesi gibi günlük belediyecilik faaliyetlerine yer verildi.
Çervatoğlu, belediyenin çalışmalarını oldukça sınırlı olanaklarla sürdürdüğünü belirterek, “Bu tür projeleri çok sınırlı imkânlarla hayata geçiriyoruz. Son derece zor mali koşullar altında çalışıyoruz. Benim için önemli olan, halka ait olanı yeniden halkın kullanımına sunmaktır” dedi.
Programda, müzik okuluna dönüştürülmek istenen otobüs için yapılan destek başvurusunun merkezi yönetim tarafından kabul edilmediği, otobüsün daha sonra İzmir’den bir CHP’li belediyenin dayanışmasıyla Fındıklı’ya gönderildiği anlatıldı.
Çervatoğlu, belediyeler arasındaki dayanışmanın önemini, “Bu dayanışma olmasa hiçbir şey yapamazdık. Bir projeyi hayata geçirme şansımız olmazdı” sözleriyle dile getirdi.
Erdoğan’ın memleketinde farklı bir yerel yönetim örneği
ARD’nin haberinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi Rize ile Doğu Karadeniz’in uzun yıllardır iktidar partisinin güçlü olduğu bölgeler arasında bulunduğuna dikkat çekildi. Fındıklı ise bu siyasal tablo içinde farklı bir yerel yönetim örneği olarak gösterildi.
-2019 yılında belediye başkanlığını ilk kez kazandıkları dönemi anlatan Çervatoğlu, karşılaştıkları tutumu şu sözlerle ifade etti:
“Erdoğan’ın memleketinde biz doğal olarak yabancıydık. Bir tarlada, oraya ait olmadığı düşünülen bir ot nasıl görülürse bizi de öyle gördüler. Gerçekten çok büyük zorluklar yaşadık.”
Program, Fındıklı Belediyesinin ekonomik ve idari güçlükleri; belediyeler arası dayanışma, halkın katılımı ve ortak üretim anlayışıyla aşmaya çalıştığını aktardı.
Halk meclisi de ARD ekranındaydı
Europamagazin ekibi, Fındıklı’da ayda bir düzenlenen halk meclisinin toplantısını da izledi. İlçe sakinlerinin kanalizasyon sorunlarından temizlenmesi gereken yollara, çevre düzenlemesinden gündelik belediye hizmetlerine kadar çeşitli konuları doğrudan dile getirdiği toplantıda, kararların halkla birlikte oluşturulduğu anlatıldı.
Programa konuşan bir Fındıklı sakini, Çervatoğlu’nun halkın içinde bulunduğunu, insanların görüşlerini dinlediğini ve kararların bu görüşler doğrultusunda ortaklaşa alındığını belirtti.
Bir başka yurttaş ise Fındıklı’daki yönetim anlayışını, “Belediye Başkanı bütün kalbiyle çalışan, insanlara açık ve ulaşılabilir bir kişi. Halkı şeffaf biçimde bilgilendiriyor ve sorularımızı doğrudan kendisine yöneltebiliyoruz” sözleriyle değerlendirdi.
Haberde, halk meclisi toplantısının bir polis görevlisi tarafından kamerayla kaydedilmesi de dikkat çeken görüntüler arasında yer aldı. ARD, bu kayıtların belediye başkanının konuşmalarında yetkililer tarafından “kırmızı çizgi” olarak değerlendirilebilecek ifadeler bulunup bulunmadığını tespit etmek amacıyla tutulabileceği yorumuna yer verdi.
Yerelden demokrasi vurgusu
ARD’nin Türkiye dosyasında CHP’de yaşanan yargı süreci, parti yönetimine yönelik müdahaleler ve ülkedeki güçler ayrılığı tartışmaları da ele alındı. Çervatoğlu, Türkiye’deki siyasal sistemin değiştiğini ve demokratik kurumların zayıflatıldığını belirterek, yasama, yürütme ve yargının bağımsızlığına ilişkin kaygılarını dile getirdi.
Programın Fındıklı bölümü, büyük siyasal tartışmaların yereldeki karşılığını; ekonomik güçlükler içinde hizmet üretmeye çalışan bir belediye, dayanışmayla gerçekleştirilen projeler ve karar süreçlerine doğrudan katılan ilçe halkı üzerinden anlattı.
Binlerce kilometre uzaktan Fındıklı’ya çevrilen kamera, tek bir kişinin başarı öyküsünden çok, halkın yönetime katıldığı ve belediyenin olanaklarının yeniden halk için kullanıldığı bir yerel yönetim anlayışını Avrupa ekranlarına taşıdı.



















