İZMİR (İGFA) - Dokuz Eylül Üniversitesi, bilimsel üretim kapasitesini artırmaya ve araştırma ekosistemini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını yeni iş birlikleriyle sürdürüyor. Bu kapsamda Dokuz Eylül Üniversitesi, Atlas Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi (İBG) arasında kapsamlı bir iş birliği protokolü imzalandı.
Protokole, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Atlas Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Sınağ ve Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi (İBG) Müdürü Prof. Dr. Ali Osman Kılıç imza attı. İmza törenine Atlas Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyesi Prof. Dr. Faruk Aydın da katıldı.
İmzalanan protokol kapsamında; ortak bilimsel araştırma projelerinin geliştirilmesi, öğrenci ve araştırmacı değişim programlarının hayata geçirilmesi, staj olanaklarının artırılması, lisansüstü tez çalışmalarının desteklenmesi, ortak eğitim programlarının düzenlenmesi ile Ar-Ge ve teknoloji geliştirme faaliyetlerinde kurumlar arasında iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
"GELECEĞİN BİLİM İNSANLARININ YETİŞMESİNE KATKI SUNACAK"
İş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, üniversiteler arasındaki güçlü iş birliklerinin bilimsel gelişimin en önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti.
İmzalanan protokolün araştırma altyapısının daha etkin kullanılmasına, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılmasına, disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesine ve ortak bilimsel üretimin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını belirten Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz, bilimsel üretimi ve araştırma ekosistemini güçlendirecek bu iş birliğinin nitelikli projelerin geliştirilmesine ve geleceğin bilim insanlarının yetişmesine önemli katkılar sunmasını diledi.
İş birliği protokolüyle birlikte iki üniversite ile DEÜ İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi arasında eğitim, araştırma ve teknoloji geliştirme alanlarında uzun vadeli ve sürdürülebilir bir ortaklık oluşturulması hedefleniyor. Protokolün, ortak projelerin hayata geçirilmesine, araştırmacılar arasındaki akademik etkileşimin artırılmasına ve bilimsel bilgi üretiminin ulusal ve uluslararası düzeyde daha da güçlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.




















