Boz, önergesinde toplumsal barışı ve demokratik geleceği tehdit eden en önemli unsurlardan birinin ırkçı ve ayrımcı yaklaşımlar olduğuna dikkat çekti. Bu tür söylemlerin yalnızca hak kayıplarını derinleştirmediğini, aynı zamanda ortak yaşamın önünde engel oluşturduğunu ifade etti.
“1990’larda yüzbinlerce yurttaş köylerinden koparıldı”
Milletvekili Boz, özellikle 1990’lı yıllarda devletin güvenlik politikaları çerçevesinde yüzbinlerce yurttaşın köylerinden zorla göç ettirildiğini hatırlatarak, “Evlerinden, tarlalarından, bahçelerinden koparılan insanlar sadece bireysel yaşamlarını değil, toplumsal barışı, aidiyet duygusunu ve kültürel sürekliliği de kaybetti” dedi.
Zorla göç ettirilen yurttaşların köylerine onurlu ve güvenli bir şekilde geri dönme hakkının hem Anayasa hem de Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile güvence altında olduğunu vurgulayan Boz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Doğan ve Diğerleri/Türkiye kararını hatırlattı.
“Devletin görevi köylerin asıl sahiplerinin geri dönüşünü sağlamak”
Boz, köylerin boşaltılmasının ardından zaman zaman kamuoyunda dile getirilen “başka nüfuslarla doldurulması” yönündeki söylemlerin ise ırkçılık ve ayrımcılık içerdiğini söyledi. Bu yaklaşımın toplumsal barışı değil, demografik mühendisliği çağrıştırdığını ifade eden DEM Partili Boz, Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın bu yöndeki sözlerine atıfta bulunarak, “Bu tür söylemler toplumsal hafızada derin yaralar açan Şark Islahat Planı ve 1934 tarihli İskân Kanunu gibi politikaları hatırlatmaktadır” dedi.
“Hak temelli politikalar acilen hayata geçirilmeli”
Milletvekili Boz, geçmişteki hataların tekrarlanmaması için şu çağrıda bulundu:
“Türkiye’nin ihtiyacı; farklı kimliklerin ve toplulukların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşamasını güçlendiren, hak kayıplarını telafi eden, zorla göç ettirilmiş yurttaşların geri dönüşünü güvence altına alan hak temelli politikalardır.”
Meclis araştırması talebi
Sümeyye Boz, bu kapsamda Anayasa’nın 98. maddesi ile TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını talep ederek, zorla göç ettirilen yurttaşların geri dönüş süreçlerinin, mülkiyet ve geçim kayıplarının telafisinin, tarihsel iskân politikalarının yarattığı travmaların ve toplumsal barışın yeniden inşasının tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi.



















