Gürer, “İyileştirme var diyorsunuz, bu ne zaman vatandaşa yansıyacak?” şeklinde bir soru yöneltti. Ayrıca, Bütçe ve Plan Komisyonu Başkanı Mehmet Muş'un bankanın yazılı yanıt vermesini istediğini belirtti.
Paranın Değeri ve Alım Gücü Sorunu
Gürer, sunumda yer alan 100 ve 10 liralık banknotların varlığına dikkat çekerek, bu paraların alım gücünü sorguladı. “10 liraya simit alınmıyor, 100 liraya da 1 kilo bamya alınmıyor; işe oradan başlayalım,” diyen Gürer, dar gelirli vatandaşların alım gücünün ciddi biçimde düştüğünü ifade etti. Ayrıca, “Ayşe teyze 200 lirayla markete gitse, 140 lira bamya, 60 lira da domatese verdiği zaman cebindeki para erimiş oluyor,” diyerek durumu somut örneklerle açıkladı.
Gıda ve Tarımsal Üretim Konuları
Gürer, Merkez Bankası’nın Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi'ndeki rolüne değinerek, bu komitenin işlevinin sorgulanması gerektiğini savundu. Dış ticaret tedbirleri ve arz-talep dengesinin sağlanmasının önemini vurgulayan Gürer, Türkiye’nin ithalata dayalı politikalar nedeniyle bazı ürünlerde kendi kendine yetemez duruma geldiğini ifade etti. Bakanlığın verdiği yanıt doğrultusunda 21 üründe arz açığı bulunduğunu belirtti.
Üretici Mağduriyeti ve Girdi Maliyetleri
Gürer, yerli üreticilerin büyük bir mağduriyet yaşadığını, örneğin Niğde'de karpuz ve kavun fiyatlarının çok düşük olduğunu belirtti. Ayrıca, gübre fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek, girdi maliyetlerinin düşürülmemesi nedeniyle üreticilerin zorluk çektiğini ifade etti. Ağustos ayında DAP gübresinin tonunun 21.750 liradan, bugün ise 23.700 liraya çıktığını belirterek, üretim süreçlerinde yaşanan zorlukları eleştirdi.
Gürer’in bu sözleri, ekonomik durumu ve tarımsal üretimdeki sıkıntıları daha fazla gündeme getirdi. Merkez Bankası’nın ekonomik iyileştirmelerin vatandaşa nasıl yansıyacağı konusundaki belirsizlik devam ediyor.



















