Meclis toplantısında konuşan Çankaya, madencilik faaliyetlerinin yalnızca ekonomik bir yatırım olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, su kaynakları, yaylalar ve yaşam alanlarının geri dönüşü olmayan zararlarla karşı karşıya kalabileceğini ifade etti.
Çankaya, Trabzon topraklarının büyük bir bölümünün maden sahası ilan edildiğini öne sürerek, “Trabzon topraklarının yüzde 77’si maden sahası ilan edildi. Yabancı firmalara yer tahsis edilerek doğamızın ve su kaynaklarımızın siyanürle kirlenmesine karşı durmalıyız” dedi.
Açıklamalarında özellikle Araklı bölgesine dikkat çeken Çankaya, Karadeniz’in doğal dokusunun korunmasının gelecek nesiller için hayati önem taşıdığını vurguladı. Bölgedeki çevre hassasiyetinin uzun süredir vatandaşlar tarafından da gündeme getirildiği biliniyor.
Çankaya, çevre mücadelesinin siyasi değil vicdani bir mesele olduğunu ifade ederek, “Bugün sessiz kalırsak yarın çocuklarımıza bırakacak doğa bulamayabiliriz. Toprağımızı ve suyumuzu korumak zorundayız” ifadelerini kullandı.
Açıklamasının devamında tüm Trabzon kamuoyuna çağrıda bulunan Çankaya, çevre tahribatına karşı toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Bölgede planlanan altın arama faaliyetlerine ilişkin tartışmalar sürerken, çevre örgütleri ve vatandaşların süreci yakından takip ettiği öğrenildi.




















