ÇGD Doğu Karadeniz Şube Başkanı Gençağa Karafazlı, yaptığı açıklamada gazetecilik faaliyetlerinin suç olarak gösterildiğini belirterek cezaevindeki gazetecilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Karafazlı açıklamasında şunları söyledi:
“Çağdaş Gazeteciler Derneği Karadeniz Şubesi olarak haberlere erişim engellerine, yayın kuruluşlarına kayyum atanmasına, gazetecilerin gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına, özgür basın emekçilerinin tehdit edilmesine ve yargı sopasıyla susturulmak istenmesine karşı çıkıyoruz. Haberlerin yasaklandığı, gazetecilerin cezaevine konduğu, basının baskı altında tutulduğu bir ülkede yalnızca gazetecilik değil, halkın haber alma hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü de ağır bir saldırı altındadır.
Basın susarsa halk gerçeği öğrenemez. Halk gerçeği öğrenemezse demokrasi yaşayamaz. İnsan hakları güvence altında olamaz. Gazetecilik, iktidarın hoşuna gidenleri yazmak, söylenenleri tekrarlamak ya da gücü elinde bulunduranları memnun etmek mesleği değildir. Gazeteci biat etmez, talimatla haber yapmaz, gerçeği eğip bükmez. Gazetecilerin görevi iktidarı memnun etmek değil, kamu adına soru sormak, yanlışları ortaya çıkarmak, haksızlıkları duyurmak ve halkın doğru bilgiye ulaşmasını sağlamaktır. Gazetecilik, gerçeğin peşinden gitmek mesleğidir.
Karadeniz’in emeği, alın teriyle ve doğasıyla yaşayan halkının sorunlarını yazmak da gazeteciliğin temel sorumluluklarından bir tanesidir. Fındık üreticisinin emeğini, çay üreticisinin geçim mücadelesini, üreticinin yaşadığı sıkıntıları, ayakta kalma mücadelesini kim duyuracak? Kim anlatacak? Ormanlarımızın, derelerimizin, tarım alanlarımızın, topraklarımızın, yaylalarımızın maden projeleriyle peşkeş çekilmesini kim duyuracak?
Bugün gazeteciler haberleri nedeniyle hedef gösteriliyor, haber sitelerine erişim engelleri getiriliyor, yayın kuruluşlarının bağımsızlığına müdahale ediliyor ve medya kuruluşlarına kayyum atanması yoluyla basın üzerindeki baskılar her geçen gün artıyor. Gazeteciler gözaltı ve tutuklamalarla karşı karşıya kalırken kamuoyunun öğrenmesi gereken gerçekler de karanlıkta bırakılmak isteniyor. Sansür yalnızca haberin yayınlanmasını engellemez; toplumun gerçekleri öğrenmesini, sorunların tartışılmasını ve kendi geleceği hakkında özgürce karar vermesini de engeller.
İsmail Arı başta olmak üzere tutuklu özgür basın emekçilerinin serbest bırakılmasına, gazeteciliğe yönelik gözaltı ve tutuklama uygulamalarına, haber yasaklarına ve erişim engellerine son verilmelidir. Medya kuruluşlarının bağımsızlığı korunmalıdır. Kayyum uygulamalarıyla basın kuruluşlarının iradesine müdahale edilmemelidir. Gazetecilerin haberleri nedeniyle cezalandırılmasına son verilmelidir. Gazetecilerin gazetecilik faaliyetleri suç gibi gösterilemez.
Çağdaş Gazeteciler Derneği Karadeniz Şubesi olarak bir kez daha buradan haykırıyoruz. Sansüre, baskıya, kayyum uygulamalarına, gazetecilerin yargı yoluyla susturulmasına ve halkın gerçeklerden uzak tutulmasına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Gerçekleri yazmaktan, halkın sorunlarını gündeme taşımaktan, emeğin ve doğanın yanında durmaktan vazgeçmeyeceğiz. Hiçbir faşist baskı, tehdit ve hiçbir yasak gazetecilik sorumluluğumuzu ortadan kaldıramaz. Dün olduğu gibi bugün de faşizme, baskılarına, sansüre, zulme ve yargı sopasına boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Susmadık, susmayacağız. Gazetecilik suç değildir. Yaşasın özgür basın, yaşasın halkın haber alma hakkı.”



















