Arslan, “Bir araya gelmeyi beceremeyen Rizeliler sayesinde Çay Kanunu çıkmıyor” dedi. Bir televizyon programına konuk olan Rize Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Arslan, ikinci sürgün yaş çay alımları, çay sektörünün geleceği ve tarımda kimyasal ot ilacı kullanımının yol açtığı sorunlarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
“Tüm Paydaşlar Bir Araya Gelmeli”
Çay Kanunu konusunda Rize’deki tüm sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler, üreticiler ve sektör temsilcilerinin bir araya gelmesi gerektiğini belirten Arslan, kanunun ortak akılla hazırlanması çağrısında bulundu.
Arslan, Rize Ziraat Odası’nın bu konuda öncülük etmesi gerektiği yönündeki değerlendirmelere ilişkin, “Biz seçimlerden önce de tüm STK ve paydaşlarla bir araya geleceğimizi söyledik. Ancak bu birlikteliği sağlayacak güçlü bir ortak zemine ihtiyaç var. Ticaret ve Sanayi Odası, tüm STK’ları, siyasetçileri ve sektör paydaşlarını bir araya getirmeli” ifadelerini kullandı.
Geçmişte hazırlanan bazı kanun taslaklarının sınırlı bir grupla görüşülerek ortaya çıkarıldığını savunan Arslan, şöyle konuştu:
“Bizi arasalar, ‘Akşam saat 20.00’de Ticaret Odası’nda toplanıyoruz, bütün odalar, STK’lar ve siyasetçiler gelsin’ deseler herkes gider. Güzel bir ortam olur. Kurultaylar, çalıştaylar yapılır ve ortak bir sonuç ortaya çıkarılır. Tüm STK’larla, üreticilerle ve siyasetçilerle bir araya gelip kanunu yeniden ele alıp tartışırsak, herkes olumlu ve olumsuz fikirlerini ortaya koyarsa, olumsuz maddeler çıkarılır ve ortak bir kanun ortaya çıkar. Çay Kanunu’nu çıkarmayan kim? Bir araya gelmeyi beceremeyen Rizeliler.”
“İkinci Sürgünde Aceleci Davranmayalım”
İkinci sürgün döneminde çay üreticilerine aceleci davranmamaları çağrısında bulunan Arslan, mevcut koşulların üretici açısından olumlu olduğunu belirtti.
Rekoltenin düşük olması ve ÇAYKUR’un alımlara erken başlamasının çay satışlarını olumlu etkilediğini ifade eden Arslan, özel sektörün de taban fiyat seviyesinde alım yaptığını söyledi.
Üreticilerin bir anda çaylarını satmak için özel sektörün kapısına yığılmaması gerektiğini vurgulayan Arslan, “Bir günde herkes çayını toplamaya başlayıp özel sektörün kapısına yığılırsa fiyatlar hemen eski düzene döner. Üreticiler olarak daha bilinçli ve daha yavaş hareket etmeliyiz. Çay sezonu strese girmeden ilerlemeli” dedi.
Rize’de üreticilerin büyük bölümünün birkaç ton seviyesinde üretim yaptığını belirten Arslan, “Panik yapmaya gerek yok. 2 ton çay zaten birkaç günde toplanabilir. Üreticilerimiz yoğunluk oluşturmadan, daha planlı hareket etmeli. Taban fiyatının altında alım gerçekleşmesine izin vermemeliyiz” ifadelerini kullandı.
“Kimyasal Ot İlacı Toprağı Çoraklaştırıyor”
Programda çay tarımında kimyasal ot ilacı kullanımının oluşturduğu tehlikelere de dikkat çeken Bünyamin Arslan, bu uygulamanın toprağa, ekolojik dengeye ve insan sağlığına ciddi zararlar verdiğini söyledi.
Rize’nin kendine özgü endemik bitki yapısına sahip olduğunu belirten Arslan, kimyasal ot ilaçlarının bölgedeki doğal bitki örtüsünü yok ettiğini ifade etti.
Arslan, “Kimyasal ot ilacı kullanılan tarım ürünlerinin tamamında bu uygulama yanlıştır. Rize, endemik bitki çeşitliliği açısından farklı bir coğrafyaya sahip. Buradaki endemik yapıyı kimyasal ot ilaçlarıyla yok ediyoruz. Yeni yeşermeye başlayan meyve fidanlarının tomurcuklarına zarar veriyor. Yöresel otlarımız ortadan kalkınca farklı ve ne olduğu belli olmayan bitkiler ortaya çıkıyor” diye konuştu.
Kimyasal ilaçların toprağın kılcal köklerine zarar verdiğini, faydalı mikroorganizmaları yok ettiğini ve toprağı verimsiz hale getirdiğini belirten Arslan, bu uygulamanın insan sağlığı açısından da risk taşıdığını söyledi.
“Otla Mücadelede Üreticilere Yardımcı Olalım”
Kimyasal ot ilacı kullanımının yasak olduğunu hatırlatan Arslan, denetimlerin artırılması gerektiğini belirtti. Üreticilerin doğal yöntemlerle mücadele konusunda desteklenmesi gerektiğini ifade eden Arslan, vatandaşların da kimyasal kullanımına karşı duyarlı olduğunu söyledi.
Köy ziyaretlerinde çok sayıda üreticinin kimyasal ot ilacından şikâyetçi olduğunu dile getiren Arslan, özellikle arıların ölmesi ve diğer tarım ürünlerinin zarar görmesi konusunda ciddi sorunlar yaşandığını belirtti.
Arslan, “Kimyasal ot ilacı kullananlarla ilgili isimsiz şikâyetler de yapılmaya başlandı. İnsanlar komşusunu şikâyet etmekte zorlanıyordu. Ancak artık köylerde vatandaşların büyük bölümü bu uygulamadan şikâyetçi. Arılar ölüyor, diğer tarım ürünleri zarar görüyor. İki tane ot için bu kadar büyük zarar vermeye gerek yok. Yapamayan üreticilerimize yardım edelim. Otla mücadele budur” dedi.


















