Rize'nin Gençleri Çaydan Uzaklaşırken…

Ceyhun KALENDER

09-07-2026 10:24

Doğu Karadeniz'in simgesi olan çay, yalnızca ekonomik bir ürün değil; aynı zamanda bölgenin kültürü, yaşam biçimi ve hafızasıdır. Ancak son yıllarda gözle görülür bir değişim yaşanıyor. Rize başta olmak üzere çay üretiminin yoğun olduğu bölgelerde hasadın büyük bölümü artık dışarıdan gelen işçiler tarafından yapılıyor. Kendi çayını kendi toplayan ailelerin sayısı her geçen yıl azalıyor.

Bugün çayını kendisi toplayanların önemli bir kısmı, çocukluğundan beri bu işi yapan orta yaş ve üzerindeki üreticilerden oluşuyor. Gençlerin büyük bölümü ise eğitim, şehirleşme ve farklı meslek tercihleri nedeniyle tarımdan uzaklaşıyor. Köylerde yaşayan gençlerin bile önemli bir kısmı artık çay toplamıyor. Bu durum yalnızca bugünün değil, yarının da en önemli sorunlarından biridir.

Asıl tehlike ise 20-30 yıl sonrasında bizi bekliyor. Bugünün çocukları ve gençleri çay tarımının dışında büyürse, yarının üreticisi kim olacak? Miras yoluyla bölünen çaylıklar daha da küçülecek, aile başına düşen üretim miktarı azalacak ve çay birçok aile için temel bir geçim kaynağı olmaktan çıkacak. Böyle bir tabloda üreticinin tarlasına ilgisi de doğal olarak azalacaktır.

Tarih bize bunun örneklerini gösteriyor. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Gürcistan'da birçok çay fabrikası kapandı, üretim durdu ve yıllarca emek verilerek kurulan çay bahçeleri zamanla ormana dönüştü. Elbette Rize'nin de aynı kaderi yaşayacağını söylemek doğru olmaz. Ancak gerekli tedbirler bugünden alınmazsa benzer risklerin ortaya çıkmayacağını kimse garanti edemez.

Çay, yalnızca üreticinin meselesi değildir. ÇAYKUR'un, özel sektörün, fabrikalarda çalışan binlerce insanın, nakliyecinin, esnafın ve bölge ekonomisinin ortak değeridir. Fabrikaların çalışmaya devam etmesi, üretimin sürmesi ve çay tarımının canlı kalması yalnızca üretici için değil, bütün Doğu Karadeniz için hayati öneme sahiptir.

Bu nedenle bugünden geleceğe yönelik yeni modeller üzerinde çalışılması gerektiğine inanıyorum.

Bunlardan biri de, ÇAYKUR'un ve isteyen özel sektör kuruluşlarının üreticinin çayını doğrudan tarladan ihale sistemiyle satın almasıdır. Bu modelde yalnızca yaş çayın alımı değil; budama, gübreleme, yabancı ot temizliği, hasat ve taşıma gibi bütün bakım süreçleri de ihale kapsamında değerlendirilebilir. Böylece üretici ağır iş yükünden kurtulurken, çaylıklar düzenli şekilde işletilmeye devam eder.

Aslında bunun küçük örnekleri bugün bile uygulanıyor. Bazı kişiler, bütün masrafları kendilerine ait olmak üzere çayı tarladan kesip fabrikaya teslim etmek karşılığında ton başına ücretle çalışıyor. Bu sistem plansız ve bireysel şekilde uygulanıyor. Oysa belirli kurallara bağlanmış, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir modele dönüştürülmesi mümkündür.

Elbette bütün çay bahçelerine aynı ücret uygulanamaz. Yol kenarında bulunan, ulaşımı kolay bahçeler ile dik yamaçlarda yer alan, taşıması zor arazilerin maliyetleri aynı değildir. Bu nedenle çaylıklar zorluk derecesine göre en az üç kategoriye ayrılmalı; kolay, orta ve zor araziler için farklı ihale fiyatları belirlenmelidir. Böylece hem adalet sağlanır hem de sistem daha uygulanabilir hale gelir.

Bir diğer önemli konu ise istihdamdır. Böyle bir model, sadece çay üretimini güvence altına almakla kalmaz; aynı zamanda bölgede yeni iş alanları oluşturur. Profesyonel hasat ekipleri, bakım ekipleri, budama ekipleri ve lojistik organizasyonları gelişir. Öncelik ise mümkün olduğunca bölgenin gençlerine ve yerli iş gücüne verilmelidir. Böylece gençler yeniden çay tarımıyla bağ kurabilir.

Belki bugün bu düşünceler bazılarına uzak veya hayal gibi gelebilir. Ancak üreticinin yaş ortalaması yükselmeye, gençler tarımdan uzaklaşmaya devam ederse, yarın bu tür modeller bir tercih değil zorunluluk haline gelecektir. O gün geldiğinde hazırlıksız yakalanmamak için bugünden plan yapılmalıdır.

Bu nedenle çağrım başta ÇAYKUR olmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığına, özel sektör temsilcilerine ve ilgili tüm kurumlaradır. Pilot bölgeler belirlenmeli, farklı uygulama modelleri test edilmeli ve geleceğin çay üretim sistemi bugünden şekillendirilmelidir.

Çünkü mesele sadece çay toplamak değildir. Mesele, Rize'nin kültürünü, ekonomisini ve geleceğini yaşatmaktır. Çay bahçelerinin sessizce kaderine terk edilmesine izin vermemeliyiz. Bugün atılacak doğru adımlar, gelecek nesillerin de bu topraklarda çay üretmeye devam etmesini sağlayacaktır.

 

DİĞER YAZILARI Handüzü Yaylası: Sadece Bir Yarış Alanı Değil Ancak, Doğruya doğru… 01-01-1970 03:00 Renkler, Mitler ve Nevruz 01-01-1970 03:00 Beyaz Örtünün Çığlığı 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin Özelleştirme Politikası ve Kaybolan Değerler... 01-01-1970 03:00 ÇİÇEKLER VE BÖCEKLER 01-01-1970 03:00 Artık Çay, Rizeliyi doyurmuyor. 01-01-1970 03:00 FİLİSTİN 01-01-1970 03:00 NASIL SOYULUYORUZ? 01-01-1970 03:00 Ben Neden Atatürkçü Oldum, Siz Neden Atatürkçü Olmalısınız? (2) 01-01-1970 03:00 Çanakkale Zaferi ve Cumhuriyete Giden Yolda Türk Ocakları (2) 01-01-1970 03:00 Çanakkale Zaferi ve Cumhuriyete Giden Yolda Türk Ocakları 01-01-1970 03:00 ÜLKEMİZDE CEHENNEMİ SATIN ALABİLECEK KADAR İNANÇLI İNSAN VAR MI? 01-01-1970 03:00 Kut'ül Amare Zaferi Bir İttihatçı Paşa; Halil Kut 01-01-1970 03:00 CUMHURİYETE GİDEN YOLDA KONGRELER VE GENELGELER 01-01-1970 03:00 HİKÂYESİ OLAN TÜRKÜLER 01-01-1970 03:00 Bilmez Kişi.. 01-01-1970 03:00 HES, YEŞİL YOL, TURİZM 01-01-1970 03:00 Ne Okuyalım? 01-01-1970 03:00 Gençlik Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Parkomat Soygunu 01-01-1970 03:00 Türkçe Üzerine Tepinmeler... 01-01-1970 03:00 Güneysu Gürgen Ve Baş Köy’ de Üç Perdelik Trajikomik Oyun 01-01-1970 03:00 Sendika Din Değildir, Ama… 01-01-1970 03:00 Dereler Kim İçin, Nereye Akıyor? 01-01-1970 03:00 Liyakat Konusunda Durum Bu Kadar Mı Vahim? 01-01-1970 03:00 İslami Dayanışma Oyunları 01-01-1970 03:00 80 öncesi algılarla bugün yol alamayız! 01-01-1970 03:00