Rize’de siyaset çoğu zaman beklentiler üzerinden şekillenir. Söylenmesi hoş olanla, söylenmesi doğru olan her zaman aynı değildir. İşte tam da bu noktada, MHP Rize İl Başkanı İhsan Alkan’ın basınla yaptığı kahvaltılı toplantıda dikkat çekici gerçekçi bir tablo ortaya koydu.
Toplantıya, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını anarak başlayan Alkan, son dönemde ülkemizin bazi okullarda yaşanan menfur olayları kınadı, çocukların bayramını kutladı. Bu giriş, sadece bir formalite değil,aynı zamanda siyasi duruşun da bir yansımasıydı.
Ancak asıl önemli olan, toplantının devamında ortaya çıktı.
Alkan, ülke gündemi ve bölge sorunlarına dair kısa bir çerçeve çizdikten sonra sözü basın mensuplarına bıraktı. Ve sorular geldikçe, alışılmış siyasi reflekslerin dışında cevaplar verdi. Ne abartıya kaçtı ne de kulağa hoş gelecek söylemler peşinde koştu,nede popülizm yaptı.
Bugün siyasette en kolay şey popülizm yapmak. Hele ki Rize gibi beklentinin yüksek olduğu bir şehirde… Alkan, özellikle yaş çay fiyatı konusunda bunun tam tersini yaptı. Bölge insanının 40-50 TL beklentisi konuşurken, o desteklemeyle birlikte 35 TL uzerinde bir rakamı dile getirdi. Bu açıklama popilizden uzak gerçekçi olmak için yapılmış bir açıklamaydı.
İsmail Türüt’ün gündeme gelen “kaşkol” meselesinde de benzer bir konusma yaptı. Önce merhum Ayhan Alptekin’i anması, ardından her iki ismi de Rize’nin tanıtımında önemli figürler olarak değerlendirmesi, vefa duygusunun bir göstergesiydi. Türüt’ün sahnedeki tutumunu kısmen haklı bulurken, açıklamalarını “üst perdeden” olarak nitelendirmesi ve eleştirmesi yine popilizmden uzak bir aciklamaydi.
ÇAYKUR’da memuriyete geçecek 150 çalışanla ilgili değerlendirmesi de dikkat çekiciydi. “Hiçbir şey yapılmasa eleştiri olmazdı” diyerek başlayan Alkan, buna rağmen atılan adımın önemli bir kazanım olduğunu vurguladı. Yıllardır konuşulan bir sorunun çözümüne kapı aralanmasını “başlangıç” olarak tanımlaması, meselelere nasıl baktığını açıkça gösteriyordu.
Şunu açıkça söylemek gerekir: İhsan Alkan isterse çok daha farklı bir tablo çizebilirdi. Daha yüksek rakamlar telaffuz edebilir, daha keskin çıkışlar yapabilir, kismen bazi kesimlere mavi boncuk atabilirdi.Ama o bunu tercih etmedi.
Hangi il Başkanı bu aciklamayi yapabilir.
Alkan Rizedeki sosyal hayatta eksiklikler olduğunu uyuşturucu mubtelasinin sosyal hayatın olmamasından kaynaklandığını gençlerin bu patakliga girmesinde bizlerin siz basının ailelerin hepsinin suçu olduğunu gençlerin Trabzona Fındıklı dan öteye gittiklerinin,kayikhanelere oturulmasinin nedeni sosyal tesislerin olmamasindan kaynakli oldugunu,bu gibi düzgün kontrol edilebilir tesislerin isletmelerin Rizede açılması gerektiğini belirtmesi neşter vurması doğru tespit yapmasını hangi il Başkanı açıklayabilir, evet kime sorulursa bağnaz düşünceler hariç herkesim doğru der.
Ve belki de onu farklı kılan tam olarak bu.
Öte yandan bir eleştiri de şart. İl başkanlığının ilk döneminde sahada daha fazla görünürdü.Günümüzde de olmadığını kendisine bizzat ifade ettim. Oysa Rize’de son yıllarda halkın samimiyetle karşıladığı iki isimden biri Avcı dir diğeri kendisi İhsan Alkandir bizzat söyledim.
Sahadaki bu karşılığın daha güçlü bir siyasi sonuca dönüşmemesini de anlaşılır olmasa gerek.
Başkanlığının ilk yıllarında sürekli sahada olmasından ötürü üç ilçeyi almasıyla gösterdi.Sonraki seçimdeki performansı devam etmiş olsa idi şimdi Rizede üç ilçe dört belde Belediyesinde MHP asılırdı.
Açık konuşayım: Eğer Alkan sahaya daha fazla ağırlık verirse, MHP’nin Rize’deki oy potansiyelinin çok daha yukarılara çıkması işten bile değildir. Hatta iddialı bir şekilde söyleyebilirim, bu şehirde 50 bin oy ulaşır. Bu afaki bir tespit değil .
Sonuç olarak…
Siyasette herkesin söylediği değil, söylemeye cesaret edemediği sözler önemlidir.
İhsan Alkan, en azından bu toplantıda, o zor olanı tercih etti.
SEVGİLERİMLE Bayram Arif TURAN