“Vahşi Madenciliği Kabul Etmiyoruz”
Arhavi’nin eşsiz doğasına dikkat çeken Rızvanoğlu, madenciliğe tamamen karşı olmadıklarını ancak her bölgede yapılmasının doğru olmadığını belirtti. “Bu bölgede yapılmak istenen vahşi madenciliği kabul etmiyoruz. Vatandaşlarımızın sesi duyulmalı, biz de onların yanındayız” ifadelerini kullandı.
Yeni Ruhsatlar Tepki Çekti
Pilarget Doğa ve Yaşam Derneği Başkanı Hazım Kurtoğlu ise Ulukent ve Üçırmak köylerini kapsayan yaklaşık 4 bin 100 hektarlık alan için yeni maden ruhsatı verildiğini açıkladı. Ruhsatın Lidya Madencilik AŞ’ye ait olduğunu belirten Kurtoğlu, daha önce yapılan bir başvurunun yerel idare tarafından reddedildiğini hatırlattı.
Kurtoğlu, bölgede şehitlik ve tarihi sit alanlarının bulunduğunu vurgulayarak, “Bu alan Doğu Karadeniz’in ‘Çanakkale’si olarak anılabilecek kadar önemli. Ormanlar ciddi şekilde tahrip ediliyor, ağaç kesiminin önüne geçilemiyor” dedi.
Vatandaşlar Kararlı: “Geleceğimizi Korumak İstiyoruz”
Arhavi’de yaşayan vatandaşlar da projelere karşı tepkilerini dile getirdi. Bölge sakinlerinden Faize Dindar, “Çocuklarımız için temiz bir çevre istiyoruz. Burası turizmle yaşasın, doğa yok olursa geriye hiçbir şey kalmaz” dedi.
Bir başka vatandaş ise bölgede daha önce yapılan HES projelerine dikkat çekerek, “Üç HES yapıldı, yetmedi mi? Suyumuz kalmadı. Artık maden de HES de istemiyoruz” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Aysel Uyanık da doğayı tahrip eden yatırımlara karşı olduklarını belirterek, “Bizim başka gidecek yerimiz yok, doğamızı korumak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Mücadele Sürecek” Mesajı
Bölgede yaşayanlar ve çevre örgütleri, maden ve HES projelerine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini vurgularken, doğanın korunması için yetkililere çağrıda bulundu. Arhavi’de yükselen bu tepki, Karadeniz’de çevre duyarlılığının bir kez daha güçlü şekilde ortaya çıktığını gösterdi.