https://www.haberetanik.com/files/uploads/user/05e374aeae418cba14cf28fc22ff2e18-3f140284be3ae934d3e4.jfif
Nusret Kebapçı

BİR DEVLET NEYİ KORUR?

04-05-2025 12:02

Böyle sorunca içinizden öncelikle ekonomik ve siyasi sınırları korumak düşüncesinin geçtiğini tahmin ediyorum; ama emin olun öyle değil.
Hem zaten sizin de bildiğiniz gibi ülkemize kaçak yoldan yaklaşık 10 milyonun üzerinde Suriyeli ve Afgan’ın girdiği…
İktidarın bile kimin nerede olduğunu bilmediği bu durum göz önünde bulundurulursa ve üstelik yabancıların bu ülkeye girişi, 1 Mayıs’ta işçilerin Taksim’e girmesinden bile çok daha kolay olabiliyorsa, Anlaşılıyor ki iktidar için Taksim’in korunması sınırlarımızdan çok daha önemli.
Tabii, ekonomik sınırlarımızı oluşturan gümrüklerin de yolgeçen hanı olduğu düşünülürse ve limanların bile çok kolay bir şekilde yabancıya emanet edilebildiği akla gelince, işin boyutu daha net anlaşılacaktır.

Belki bu sözler üzerine "Tamam, sınırlarımız korunamamış, hatta limanlar da yabancıya devredilmiş olabilir. Ama her şeye rağmen halkımızın sağlığı emin ellerde" diye bir an düşünebilsek bile… 
Yeni doğan servislerinden tutun, röntgen ve hatta ultrasonda bile çetelerin cirit attığı, insanlarımıza hiç gereği yokken anjiyo yapılıp stend takıldığı…
Dahası ameliyat yapıldığı bile düşünülürse, sağlıkta işlerin bu boyutlara varması, doğrusu insanı kaygılandırmaktadır.
Bunları okuyunca "Tamam, sağlıkta da çok ciddi sorunlar var, ama en azından halk olarak doğru beslenebiliyoruz…”
“Pazardan, marketten sağlıklı gıdalar alabiliyoruz." diyebilmeyi gerçekten çok isterdim ama neredeyse her gün yurt dışına ihraç ettiğimiz ürünlerin pestisit ve benzeri zehirli maddeler içermeleri nedeniyle iade edildiği… 
Üstelik bu zehirlerin öyle sandığınız gibi yüzde 10-15 değil, uluslararası standartların 50-60 kat üzerinde olduğu göz önüne alınırsa...
İçeride satılanların ne durumda olduğunu düşünmek bile ürkütücü olabilmektedir.
Belki de "Tamam, sınırlarımız kötü durumda, sağlık ve beslenmemiz de ondan çok farklı değil. Ama en azından çocuklarımız güven içindedirler" diye düşünebilirsiniz…
Ama ne yazık ki orada da durum hiç de iç açıcı değil. Hatta o kadar ki hemen her gün pek çok yerde, özellikle de devlete ait bazı kurumlarda çocuklara tecavüz edilmesi, istismara uğramaları neredeyse sıradan hale gelirken…
Bir devlet hastanesinde bile 9 yaşındaki felçli çocuğa tecavüz edilebilmesi işin vahametini açıkça ortaya koymaktadır.
Yani demem o ki; çocuklarını, hastalarını, gıdalarını, hatta sınırlarını bile koruyamayan bir iktidardan…
Ülkenin bölünmez bütünlüğüne…
Ege adalarına…
Kıbrıs’a…
Sanayiye…
Tarıma…
Ulusal kimliğe sahip çıkmasını bekliyorsunuz ya…
Ne desem boş…
    04-05-2025 

Neler Söylendi?

Özlem Zengin

Maalesef Türkiye Arap teröristlerin mekanı oldu. Bunu dile getirmekte suç olabiliyor. burada yazıyorum. Eğer bu iktidar seçimi kaybederse bu teröristlerle ülkeyi karıştırabilir 1 yıl önce

Hayati Kalın

Yazınızı dikkatle okudum ve ne yazık ki çizdiğiniz tabloya katılmamak elde değil. Devlet dediğimiz aygıtın asli görevi, sadece fiziki sınırları değil; halkının can güvenliğini, sağlığını, refahını ve geleceğini de korumaktır. Ancak son yıllarda yaşananlar, bu sorumlulukların büyük ölçüde ihmal edildiğini gösteriyor. Sınırlarımızdan başlayıp çocuklarımızın güvenliğine kadar uzanan bu ihmalkârlık zinciri, toplumda ciddi bir güvensizlik ve umutsuzluk yaratıyor.
Ülkemizin kaynaklarının, limanlarının ve hatta çocuklarının bile korunamadığı bir ortamda, vatandaş olarak "devlet nerede?" diye sormak en doğal hakkımızdır. Sadece eleştirmek değil, aynı zamanda çözüm talep etmek de yurttaşlık sorumluluğumuzdur. Umarım bu tür uyarılar daha fazla insanın farkındalığını artırır ve yetkilileri sorumluluklarını yerine getirmeye zorlar.
Kaleminize sağlık.
1 yıl önce

DİĞER YAZILARI 19 MAYIS: BİR ULUSUN BAĞIMSIZLIK YOLCULUĞU ÇAKAR LAMBA AYRICALIĞI VE NEOLİBERALİZM TALAN… Ulusal Egemenlikten Monarşiye… PEKİ, KİM SUÇLU? BU ÇOCUKLARA NE OLDU? Devlet Özelleştirilirse… Aslında Ne Oluyor? Devletin Milleti Olmazsa… İran, ABD’nin Vietnam’ıdır Laiklik Ve Ulus Olmak… Fatma Nur Öğretmen'i Kim Öldürdü? BUGÜN İRAN, YA YARIN? Raporun Şifreleri Ve Ulus-Devletin Tasfiyesi ULUS OLMAK YA DA OSMANLICILIK… TÜRK SORUNU… ULUS DEVLETİN SAHİBİ YOK… Bayrak Sadece Direkten Mi İner? Karnedeki Atatürk… EMPERYALİZMLE DOST OLMAK… Emperyalizmin Kanlı Döngüsü: Musaddık’ tan Maduro’ ya Asgari Ücret: Bir Ulusun Ve Pazarın Tasfiyesi Algıyla Yönetilmek… Terör, Af Ve Federasyon: Bop'un Son Perdesi Mi? 1919'DAN ÖNCE… Neoliberalizmle Yönetilmek… Milliyetçi Misiniz, Muhafazakâr Mı? Türkiyelilik Tuzağı: Kimliğimize Yönelik Sessiz Savaş ATATÜRK’Ü ANLAMAK, BÜYÜK PLANI GÖRMEKTİR… Ulus Bilinci: Emperyalizme Karşı Direnişin Anahtarı Cumhuriyetten 102 Yıl Sonra… YÜZ YILLIK SENARYO VEKÂLET BİTER, AYRICALIK BİTMEZ: MİLLETVEKİLLİĞİ OLAYLARA ULUS BİLİNCİYLE BAKMAK MEŞRUİYET ARAYIŞI Milliyetçilik Derken… BİR 12 EYLÜL HİKÂYESİ… CHP "ULUSAL EROZYON" TÜRKİYE SÖMÜRGELEŞTİRİLİYOR… ŞIŞTTT, HALA UYANMAYACAK MISINIZ? ULUS DEVLETE KİM DÜŞMAN OLUR? KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ… Neden Yanıyoruz? Milletin Adı Türkiye mi? BİR ÜLKE NASIL PARÇALANIR? İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ DEMİŞKEN… Mutlak Butlan’ dan Anayasa Değişikliğine Pirincin İçindeki Beyaz Taş… SIRA KİMDE? YENİ ANAYASA, YENİ DEVLET... GERÇEK MİLLİYETÇİLİK: TOPRAKTAN EKONOMİYE TAM BAĞIMSIZLIK Açılım ve Ulus Devletin Dönüşümü… 19 Mayıs'tan 106 Yıl Sonra… TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÖYLEMİ VE BÖLGESEL GERÇEKLER ULUSAL BAYRAMLAR BİR ULUSUN VAR OLUŞ HİKÂYESİDİR… ULUS DEVLET Mİ, FEDERASYON MU? Çalıştaydan Yeni Anayasa Arayışlarına Kritik Bakış.
Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar