Karataş, 2018'de çalıştığı hastanede gördüğü kirli düzeni iki hafta içinde fark ettiğini belirterek, "Bebekleri para için feda ettiler" ifadelerini kullandı. Durumu kabullenemeyen Karataş, üç arkadaşıyla birlikte işten ayrıldıklarını ve durumu Sağlık Bakanlığı’na bildirdiklerini söyledi.
"İsteyerek veya İstemeden Bu Çetenin Üyesi Oluyorsunuz"
"Yenidoğan Çetesi" soruşturmasında adı geçen hastanede çalışan Karataş, "İsteyerek veya istemeden bu çetenin üyesi oluyorsunuz" dedi. Hemşire, yeni mezunların korku içinde çalıştığını ve kendilerini yetiştirecek kişilerin bu çetenin bir parçası olduğunu belirtti. Olayların, yoğun bakımda görev yapan herkes tarafından bilindiğine dikkat çekti.
Hasta Sevk Sürecinde Ahlaki Çöküş
Karataş, hasta sevk süreçlerinde yaşanan skandalları anlattı. "112 Acil Sağlık Servisi hastaneyi arıyor ve doktorla görüşüyor. Ancak, benim çalıştığım hastanede bu işleri sorumlu hemşire yapıyordu. Kendisi hemşire olmasına rağmen doktor gibi davranıyordu" dedi. Hemşirenin, hasta yakınlarını yanıltarak hastayı teslim aldığını, bunun sonucunda iyileşme sürecinin uzadığını ve birçok hastanın yaşamını yitirdiğini ifade etti.
Denetimlerin Öncesi ve Sonrası
Karataş, "Sağlık Bakanlığı'ndan denetleyiciler o hastaneye gitti, ancak hastanenin denetimden önce haberi oldu ve her şeyi düzelttiler" diyerek, denetimlerin etkisiz olduğunu öne sürdü. Hemşire, "Temizlik görevlisi, yardımcı personel hatta bazen hasta yakınları bile bu durumu biliyor ama güvenmekten başka çareleri olmadıkları için ses çıkarmıyor" şeklinde konuştu.
Taner Karataş'ın ifadeleri, sağlık sektöründeki yolsuzluk ve kötü yönetimi gözler önüne sererken, kamuoyunda büyük bir infial yarattı. Yenidoğan skandalının daha fazla açığa çıkması ve sorumluların hesap vermesi bekleniyor.



















