Lezzetin Kökeni: Çocukluk Hatıralarından İlham
Vakfıkebir’in Kadife Sofra işletmesinin sahibi Kadem Sağlam, kızarmış kuymağın köy hayatından gelen bir alışkanlıktan esinlendiğini dile getiriyor:
“Eskiden bakır tavalarda yapılan kuymağın altı kızarır ve en lezzetli kısmı olurdu. Biz de bunu tüm kuymağa yayarak herkesin payına düşen bir lezzet ortaya koyduk.”
Doğallık ve Yöresellik Lezzetin Anahtarı
Kızarmış kuymağın sırrı kullanılan malzemelerin tamamen yöresel ve organik olmasında gizli. Vakfıkebir tereyağı, telli peynir ve mısır unu, bu eşsiz tat için vazgeçilmez unsurlar.
Kadife Sofra çalışanı Emine Şen, hazırlık sürecini şu şekilde özetliyor:
Mısır Ununu Kavurma: Yöresel tereyağıyla mısır unu kavruluyor.
Su ve Tuz Ekleme: Karışıma su ve tuz eklenerek kıvam alması sağlanıyor.
Telli Peynir Katma: Vakfıkebir’e özgü telli peynir ilave edilip karışımın altı çıtırlaşmaya bırakılıyor.
Ters Çevirerek Servis: Kuymağın altı tamamen kızarınca ters çevrilerek servis ediliyor.
Turistlerin Gözdesi
Kızarmış kuymak, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Özellikle Arap turistlerin beğenisini kazanan bu lezzet, yaz aylarında Kadife Sofra’nın en çok tercih edilen ürünlerinden biri haline geliyor.
Kadife Sofra’nın sahibi Kadem Sağlam, bu özgün lezzetin tarifini paylaşmadıklarını belirterek şu sözleri ekliyor:
“Lezzetimizin özgün kalması için tarifi sır gibi saklıyoruz. Vakfıkebir tereyağı ve telli peynir olmadan aynı tadı yakalamak mümkün değil.”
Karadeniz Mutfağının Temsilcisi
Kızarmış kuymak, Karadeniz’in zengin gastronomi kültürünü temsil eden özel bir lezzet olarak sadece damakları şenlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda bölgenin kültürel mirasını da yaşatıyor.
Bu eşsiz tat, Karadeniz mutfağının gururu olarak yerel halk ve misafirler tarafından büyük bir beğeniyle karşılanmaya devam ediyor.



















