Şırnak Milletvekilleri Nevroz Uysal Aslan, Ayşegül Doğan, Mehmet Zeki Irmez, Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun, İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu ve Mersin Milletvekili Perihan Koca tarafından imzalanan dilekçede, çocuk istismarına ilişkin davalarda yaşanan yargısal gecikmelerin ve cezasızlık pratiklerinin önüne geçilmesi gerektiği vurgulandı.
“Fail uzun süre görevden uzaklaştırılmadı”
Milletvekilleri tarafından Komisyona sunulan metinde, 2019 yılında öğrenci şikayetleriyle başlayan sürece rağmen sanığın uzun bir süre görevinden uzaklaştırılmadığı ve çocuklarla aynı ortamda kalmaya devam ettiği belirtildi. Ayrıca, yargı sürecinde delillerin toplanmadığı, mağdur ifadelerinin eksik kaldığı ve tutuklama taleplerinin reddedildiği ifade edildi.
Metinde, “Yargı sürecinin yıllara yayılması, failin görevden uzaklaştırılmasındaki gecikme ve mağdurların korunmasına yönelik önlemlerin yetersizliği kamuoyunda adalet duygusunu zedelemiştir” denildi.
7 yıldır süren yargılama
Burak Ercan hakkında açılan dava, 28 Temmuz 2020 tarihli iddianameyle başlamış, ancak bazı mağdurlar yönünden “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verilmişti. 2021’de yeniden açılan dosya, Cizre Asliye Ceza Mahkemesi ile Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesi arasında görev uyuşmazlıkları nedeniyle yıllarca sürüncemede kaldı. İlk duruşma ancak 27 Ekim 2022’de yapılabildi.
2024 yılında verilen kararda sanık hakkında yalnızca 3 yıl 9 ay hapis cezası verildi; bazı mağdurlar yönünden ise Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) uygulandı. Dosya, istinaf süreci sonunda Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kısmen bozuldu ve 2025 yılı itibarıyla yeniden görülmeye başlandı.
20 Kasım’daki duruşma için çağrı
Milletvekilleri, 20 Kasım 2025’te yapılacak duruşmanın önemine dikkat çekerek TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun “önleyici izleme” yetkisini kullanmasını istedi. Dilekçede şu ifadelere yer verildi:
“Bu dosya yalnızca bir bireysel adalet arayışı değil; aynı zamanda Türkiye’de çocuk adalet sisteminin çöküşünü ve devletin koruma refleksinin zayıflığını gösteren somut bir örnektir.”
Milletvekilleri, Komisyon’un 20 Kasım tarihli duruşmayı resmî heyet düzeyinde yerinde izlemesini, mağdur vekilleriyle görüşerek gözlem raporu hazırlamasını ve elde edilen bulgular doğrultusunda çocuk istismarı davalarına ilişkin politika önerileri geliştirmesini talep etti.
“Dünya Çocuk Hakları Günü’nde sembolik bir adım”
Dilekçede, duruşmanın Dünya Çocuk Hakları Günü olan 20 Kasım’da yapılacak olmasının da sembolik önem taşıdığı vurgulandı. Milletvekilleri, Komisyon’un bu dosya özelinde devreye girmesinin hem çocuk haklarının korunması hem de benzer davalarda cezasızlık kültürünün kırılması açısından kritik olduğunu belirtti.



















