Atılgan’ın avukatları Bedia Büyükgebiz ve Güven Cem Çullu aracılığıyla yapılan açıklamada, sosyal medyada yayılan içeriklerin eleştiri sınırlarını aştığı ve doğrudan özel hayatı hedef aldığı belirtildi. Açıklamada, dijital platformların “yargısız infaz alanı” olmadığı vurgulanarak, ilgili paylaşımlar hakkında delil toplama sürecinin tamamlandığı ve hukuki başvuruların başlatıldığı ifade edildi.
Hukukçular, söz konusu içeriklerin Türk Ceza Kanunu kapsamında hakaret, iftira ve özel hayatın gizliliğini ihlal gibi suç unsurları taşıyabileceğine dikkat çekti. Sürecin titizlikle yürütüldüğü ve her paylaşımın ayrı ayrı incelendiği belirtilirken, sosyal medya kullanıcılarının paylaşımlarından hukuki olarak sorumlu olduğu hatırlatıldı.
Oyuncunun aldığı bu karar, sosyal medyada artan linç kültürü ve dijital şiddet tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Özellikle kadınların özel hayatı üzerinden yapılan yorumların, yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekiliyor. Uzmanlar, daha sorumlu bir iletişim dili benimsenmesi gerektiğini vurgularken, bu tür davaların caydırıcı etkisinin önemine işaret ediyor.
Zeynep Atılgan’ın tazminatı eğitime bağışlama kararı ise kamuoyunda geniş yankı buldu. Bu adımın, bireysel bir hak arayışının ötesinde toplumsal fayda sağlayan bir yaklaşım olduğu değerlendirilirken, sosyal medyada da çok sayıda kullanıcı oyuncuya destek verdi.



















