Abdullah Uzun
Dağcılık kulüpleri, gezi grupları otobüsleri doldurur; hafta içi çekilen yorgunluklar, hafta sonu yayla havasında, bir dost sohbetinde, bir horon halkasında unutulurdu. İnsanlar taze bir nefes almak, kalabalıktan kaçıp doğaya sığınmak için sabırsızlanırdı.
Peki, ne oldu da bu kadar kısa sürede o canlı yollar sustu? Şimdilerde haftalık gezileri düzenleyebilenler bir elin parmaklarını geçmiyor. Bir aracın kontağını çevirmenin, bir günlük seyahatin bedeli artık pek çok insan için aşılması güç bir duvara dönüştü. Yakıt, bakım ve yol masrafları arttıkça tur düzenleyenler de mecburen fiyatları yukarı çekmek zorunda kalıyor. Neticesinde olan, o yollarda nefes bulan insanımıza oluyor. Geziler, yalnızlaşmaktan kaçışın bir yolu olmaktan çıkıp, dar gelirli için maalesef kapıları kapanmış bir hayale dönüşüyor.
İnsan doğayla, dostla, yolla iyileşir. Oysa bugün pek çok insan, hafta sonu planı yapmak yerine haftayı nasıl çıkaracağının derdine düşmüş durumda. Özellikle hayatının son baharında biraz huzur, biraz saygı ve güler yüz bekleyen emeklilerimiz, büyüklerimiz eve kapanıyor. Yalnızlaşan, dört duvar arasında kendine dönen ve her geçen gün biraz daha bunalan insanların sayısı artıyor. İstatistiklerden öte, sokaktan geçen bir insanın yüzündeki o yorgun ifadeden bile okunuyor bu durum.
Oysa bu toplumun temel taşı; yıllarca emek vermiş, alın teri dökmüş insanlarıdır. Hayatın getirdiği bu yükün altında ezilen, sesini çıkarmadan kenarda bekleyen o "sessiz çoğunluk", aslında çok büyük şeyler istemiyor. Büyük projelerin, dev yapıların yanında bazen en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, insanı merkeze alan bir dokunuştur. Bir tatlı söz, bir içten tebessüm, "Sizi görüyoruz ve yanınızdayız" diyen samimi bir anlayış... Çünkü gönül almak ücretsizdir ama değeri hiçbir şeyle ölçülemez.
Hafta sonu doğaya kaçıp kafa dinlemek bir lüks değil, insanın ruhunu ve bedenini ayakta tutan temel bir ihtiyaçtır. Yeşilin, dağların ve yolların sunduğu o huzurdan kimsenin mahrum kalmadığı; insanımızın yeniden nefes alabildiği, hatırlandığı ve değer gördüğü günlerin geri gelmesi dileğiyle...



















