Dernek, gölün içerisine yüzlerce sporcunun girmesinin kamuoyuna “başarı hikâyesi” gibi sunulmasına sert tepki gösterdi. Açıklamada, “Hiçbir tanıtım faaliyeti, doğanın geri döndürülemez zarar görmesini haklı gösteremez” denilerek, Salda Gölü’nün eşsiz doğal yapılarının tehdit altına girdiği belirtildi.
"Salda Gölü Spor Pisti Değil"
Dernek açıklamasında, mikrobiyalit oluşumları ve beyaz kumullar gibi dünyada eşi benzeri bulunmayan yapılar üzerinde yüzlerce sporcunun aynı anda göle girmesinin gölün biyokimyasal yapısını tehdit ettiğine dikkat çekildi. Güneş kremi, ter, vücut kimyasalları ve mekanik temasın göle zarar verdiği vurgulandı.
Etkinliğin hemen ardından resmi mecralardan paylaşılan görüntülerde, göl kıyılarındaki yoğun insan baskısının izlerinin açıkça görüldüğü ifade edilirken, bu durumun sadece çevresel bir tehdit değil aynı zamanda kamu yönetimi açısından bir sorumluluk krizi olduğu belirtildi.
“Bu Spor Düşmanlığı Değil, Doğa Savunusudur”
Salda Gölü Koruma Derneği, triatlon organizasyonunun biçimine ve içeriğine değil, doğaya duyarsız bir anlayışla yürütülmesine karşı olduklarını belirtti. Yüzme gibi doğrudan göle temas gerektiren etapların farklı bölgelerde veya yapay parkurlarda yapılabileceği hatırlatılarak, “Spor yapalım ama doğayı yok etmeden” mesajı verildi.
Dernekten 4 Maddelik Talep
Açıklamada, Salda Gölü’nün korunması için şu talepler sıralandı:
Doğrudan gölü etkileyecek etkinlikler yasaklanmalı ve alternatif alanlar kullanılmalıdır.
Göl çevresinde etkin bir temizlik, altyapı ve denetim sistemi hayata geçirilmelidir.
Salda Gölü tam koruma statüsüne alınmalı, mikrobiyalitler ve beyaz kumullar korunmalıdır.
Kamu kurumlarının yetki ve sorumlulukları netleştirilmeli, hesap verebilirlik sağlanmalıdır.
Salda Gölü Koruma Derneği, bu etkinliğin doğa ve çevre koruma ilkeleriyle bağdaşmadığını, tanıtım filmi ve başarı hikâyeleriyle üzerinin örtülemeyeceğini ifade ederek kamuoyuna “Salda’ya dokunma, Salda’yı koru” çağrısında bulundu.




















