Haber: Yasemin ÖZÇELİK
Metin, söz konusu köprünün yeni ortaya çıkan bir yapı olmadığını belirterek, 1989 yılında tescillendiğini, köprünün tarihinin ise 1883 yılına uzandığını söyledi. Çita’ nın Köprünün Rize’nin geçmişindeki ticari hayat açısından önemli bir belge niteliğinde olduğunu vurgulayan Metin, 150 yıl önce Rizeli bir iş insanının Bağdat’ta ticaret yapabildiğine dikkat çekti.
“150 sene önce Rizeli bir iş adamı Bağdat’ta ticaret yapabiliyordu” diyen Metin, bu tarihi geçmişin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini ifade etti.
Belediye olarak köprüyü tamamen ortadan kaldırmak yerine korumayı tercih ettiklerini belirten Metin, köprünün bulunduğu alanın yaklaşık 120 metrelik bir düzenleme içerisinde kapatıldığını, kavşaktan görülebilen bölümünün ise camla görünür hale getirildiğini söyledi. Ayrıca alana yandan iniş imkânı oluşturulduğunu ve belirli günlerde vatandaşların aşağıya inerek köprüyü görebileceğini ve fotoğraf çekebileceğini aktardı.
Metin, yapılan çalışmanın yalnızca bir köprünün korunması olmadığını, Rize’nin tarihine ve kent hafızasına derinlik kazandırma amacı taşıdığını söyledi.
Rize’nin geçmişine ilişkin belediye tarafından hazırlanan çalışmalara da değinen Metin, Yavuz Sultan Selim döneminde Rize ve çevresinin sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını ele alan bir kitap hazırladıklarını belirtti. 1700’lü yıllarda Rize’den Erzurum ve Bayburt’a gerçekleştirilen hayvancılık ve yün ticaretinin de kentin geçmişteki ekonomik hareketliliğini gösterdiğini ifade etti.
Metin ayrıca, Rize’den önemli devlet adamlarının ve tarihi şahsiyetlerin çıktığını belirterek, kentin geçmişinin bugünkü kimliğinin oluşumunda önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Başkan Metin, tarihi köprünün korunmasının da bu geçmişi genç kuşaklara aktarma anlayışının bir parçası olduğunu vurguladı.



















