Kanbur, siyah çayın yalnızca taze olarak hasat edilen bir buçuk yaprak, iki buçuk yaprak veya en fazla üç buçuk yapraktan oluşan sürgünlerin konvansiyonel üretim yöntemleriyle işlenmesi sonucu elde edilebileceğini belirtti.
Son dönemde yapılan paylaşımların ardından bazı çevrelerce "sağlığa zararlı olmadığı sürece gıda boyaları veya doğal renklendiricilerin çaya katılabileceği" yönünde değerlendirmeler yapıldığını ifade eden Kanbur, bu görüşlerin gerçeği yansıtmadığını vurguladı.
Kanbur, Türk Gıda Kodeksi Siyah Çay Tebliği'ne göre siyah çayın bileşeninin yalnızca üç buçuk yaprak ve bu yaprakları dala bağlayan sap kısmından oluşabileceğini belirterek, "Bunun dışında tatlandırıcı, renklendirici, aroma verici veya ekstrakt adı altında hiçbir madde siyah çaya ilave edilemez. Taze yaprak dışında, çay odunları ve imalat atıklarından elde edilen ekstraktlar da bu kapsamda değerlendirilmektedir." dedi.
Katkı maddesinin doğal ya da kimyasal olmasının sonucu değiştirmediğine dikkat çeken Kanbur, "Kimyasal boya kullanılması elbette kabul edilemez ve insan sağlığı açısından çok daha ağır sonuçlar doğurabilecek bir durumdur. Ancak katkının doğal kaynaklı olması da siyah çaya ilave edilmesini meşru hale getirmez. Siyah çayın doğal yapısı dışında herhangi bir maddenin ürüne katılması Türk Gıda Kodeksi Siyah Çay Tebliği'ne aykırıdır." ifadelerini kullandı.
Türk çayının en önemli özelliğinin doğallığı olduğunu vurgulayan Kanbur, bu özelliğin korunmasının üretici, sanayici ve denetim makamlarının ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, mevzuata uygun üretimin hem sektörün itibarı hem de tüketici güveni açısından büyük önem taşıdığını söyledi.



















