Eskiden Yetkiler Daha Etkili Kullanılıyordu
1982 yılında yaşanan bir olayı örnek veren Erenoğlu, Kardak krizi öncesinde bile sahil güvenlik personelinin kararlı müdahalelerde bulunduğunu ifade etti. "Kardak Adacıkları yakınlarında balık avlayan bir Yunan balıkçı teknesi, komutanın inisiyatifiyle müsadere edilip Bodrum’a getirildi ve cezalandırılmaları sağlandı. O dönemde personel, hukuki konular dahil olmak üzere yetki ve sorumluluk bilinciyle hareket eder, emir beklemeden müdahalede bulunurdu" dedi.
2016’da Yetkiler Değişti
Erenoğlu, 2016'daki darbe girişiminin ardından sahil güvenlik yetkilerinin İçişleri Bakanlığı'na devredildiğini hatırlatarak, bu düzenlemenin harekat faaliyetlerini olumsuz etkilediğini dile getirdi. "Sahil Güvenlik Komutanlığı, harekat faaliyetleri açısından Genelkurmay Başkanlığı ve Deniz Kuvvetleri ile direkt bağlantılı olmalı" diyen Erenoğlu, personelin yetki ve sorumluluklarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Talimat Bekleme Eleştirileri
Erenoğlu’nun bu açıklamaları, 2022 orman yangınları sırasında ve Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında da gündeme gelen "talimat bekleme" eleştirilerini akla getirdi. Özellikle Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi'nin yangınlara müdahale için Cumhurbaşkanı talimatını beklediklerini açıklaması tartışmalara yol açmıştı.
Erenoğlu, müdahale süreçlerinin hızlandırılması için yetki ve sorumlulukların açık bir şekilde belirlenmesi gerektiğini belirterek, sahil güvenlik personelinin doğrudan harekete geçebilmesinin önemine işaret etti.



















