Geçmişte yaşanan açılım süreçlerine dikkat çeken Özeller, benzer yöntemlerin ülkeyi yeni bir tehlikeyle karşı karşıya bırakabileceğini savundu. Terör örgütü mensuplarına yönelik olası af ve topluma yeniden kazandırılma tartışmalarını eleştiren Özeller, devletin güvenlik politikalarında dikkatli olması gerektiğini ifade etti.
Özeller, Türkiye’de birlik ve beraberliğin ortak değerler üzerinden sağlanabileceğini belirterek, “Şehidimin mezarının başında dua edemeyen adamla ben barışmam. Böyle bir kardeşlik olmaz” dedi. Türk bayrağı, İstiklal Marşı ve şehitlerin milletin ortak değerleri olduğunu vurgulayan Özeller, bu değerlere saygı göstermeyen kişilerin topluma kazandırılması konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu söyledi.
Terör örgütünden gerçekten kopan ve pişmanlık gösteren kişiler için devlet kontrolünde bir süreç yürütülebileceğini belirten Özeller, bunun belirli şartlara bağlanması gerektiğini savundu. Silah bırakmanın ve örgütle bağın kesilmesinin zaman içerisinde devlet tarafından denetlenmesi gerektiğini ifade eden Özeller, terör örgütü mensuplarına doğrudan siyaset yolunun açılmasına ise karşı çıktı. Özeller, “Teröristlere siyaset yolu açılamaz” değerlendirmesinde bulundu.
PKK’nın bölge halkının tamamını temsil ettiği yönündeki anlayışa da karşı çıkan Özeller, Kürt vatandaşlarla terör örgütü mensuplarının birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi. Bölge halkının önemli bir bölümünün terör örgütüne gönüllü destek vermediğini ifade eden Özeller, Türkiye’de farklı kimliklere sahip vatandaşların ortak değerler etrafında kardeşçe yaşayabileceğini dile getirdi. Özeller, “Biz 85 milyon kardeşçe yaşamasını biliriz, yeter ki bize karışmasınlar” ifadelerini kullandı.
Abdullah Öcalan hakkında da açıklamalarda bulunan Özeller, terör örgütünün eylemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle yeniden suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. Hukukun işletilmesini istediğini vurgulayan Özeller, şehitler ve gaziler için verdiği mücadelenin devam edeceğini söyledi. Kendisine yönelik baskılardan korkmadığını belirten Özeller, “Yaşasın özgürlük” diyerek, Türkiye’nin daha huzurlu ve refah bir ülke olması için herkesin düşüncelerini özgürce ifade edebilmesi gerektiğini savundu.



















