“Çocuklarımızı Evlendiremiyoruz”
Emekli Fevzi Kahraman, 2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesine rağmen emeklilerin en temel aile sorumluluklarını yerine getiremediğini vurguladı. Kahraman, “Bu yıl emeklinin ölüm yıl dönümü. Ölmeye terk edilmiş. Çocuklarımızı evlendiremiyoruz. Benim 4 çocuğum var, dördünü de evlendiremiyorum. Evlenmek için dünya kadar para lazım” dedi.
Eskiden emeklilerin torunlarına, komşularına destek olabildiğini ancak bugün kendi çocuklarını evlendirmeye dahi güç yetiremediklerini söyleyen Kahraman, düğün masrafları ve takı giderlerinin altından kalkamadıklarını anlattı.
“Eti Bırak, Sebzeyi Meyveyi Alamıyoruz”
Bir diğer emekli vatandaş Zafer Ünsal ise gıda fiyatlarındaki artış ve sağlık giderlerindeki yükten şikâyet etti. Ünsal, “Eti bırak sebzeyi, meyveyi alamıyorsun. Bir yoğurt bile yiyemiyorsun” sözleriyle yaşadıkları sıkıntıyı özetledi.
Sağlık hizmetlerine erişimin de zorlaştığını belirten Ünsal, “Özel hastanelere gidemiyoruz, devlet hastanelerinde de uzun kuyruklar var. Artan muayene ücretleri yüzünden tedavi olmak bile lüks oldu” dedi.
“Maaşlarda Büyük Adaletsizlik Var”
Emekli Mehmet Yurul ise emekli maaşları arasındaki eşitsizliklere dikkat çekti. “Ben 17 bin lira maaş alıyorum, 9 bin gün primim var. Ama 5 bin 400 gün primle emekli olan da aynı parayı alıyor. Bu bir adaletsizlik” diyen Yurul, sistemdeki dengesizliği eleştirdi.
Son yıllarda kıyafet alışverişi veya dışarıda yemek gibi harcamaları yapamadığını söyleyen Yurul, “Kurbanla gelen etle idare ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Emekliler Çözüm Bekliyor
Elazığ’daki emekliler, hayat pahalılığı karşısında maaşların yetersiz kaldığını, sağlık ve temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sıkıntılar yaşadıklarını dile getirerek hükümetten acil çözüm talep etti.




















