Düzenlediği basın toplantısında konuşan Yücel, yaşanan olayın yalnızca bir öğrencinin sınava alınmaması olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, eğitim hakkı, fırsat eşitliği ve kamu vicdanının yeniden sorgulanmasına neden olan önemli bir meseleyle karşı karşıya olunduğunu söyledi.
Aylar süren emeğin birkaç saniyelik gecikme nedeniyle yok sayılmaması gerektiğini vurgulayan Yücel, "Geleceğe dair kurulan hayallerin birkaç saniyelik bir gecikmeyle gölgelenmesi toplumun vicdanını derinden yaralamıştır" ifadelerini kullandı.
Kuralların gerekli olduğunu ancak temel amacının insanı korumak olması gerektiğini dile getiren Yücel, "Eğitim sistemi gençlerin önüne engeller koymak için değil, onların önünü açmak için vardır. Biz kurallara değil, gençlerin umutlarının birkaç saniyeye sığdırılmasına itiraz ediyoruz" dedi.
Yücel, "Bir yıllık emek gerçekten birkaç saniyeyle ölçülebilir mi? Bir gencin geleceği birkaç saniyeye mahkûm edilebilir mi?" sorularını yönelterek, sınav kapısında kaybedilenin yalnızca birkaç saniye değil; emek, umut, fedakârlık ve geleceğe duyulan inanç olduğunu ifade etti.
Açıklamasının sonunda gençlerin hayallerinin korunmasının toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirten Yücel, eğitim sisteminde insan odaklı ve vicdanı önceleyen uygulamaların esas alınması gerektiğini söyledi.




















