Konuya ilişkin yapılan açıklamada, söz konusu kararın yalnızca bir şirket tercihi olmadığına dikkat çekilerek, Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan madencilik politikalarının, denetimsizlik ve kamusal sorumluluktan uzak bir anlayışla yürütülmesinin sonucu olduğu vurgulandı. Açıklamada, kış şartlarının ağırlaştığı bir dönemde yüzlerce emekçinin işsiz bırakılmasının kabul edilemez olduğu belirtildi.
Divriği’de yaşanan bu durumun, yalnızca işten çıkarılan çalışanları değil, aynı zamanda bölge ekonomisini ve yerel esnafı da olumsuz etkileyeceği ifade edildi. Yeraltı işletmesinin kapanmasıyla birlikte bölgesel istihdamın ciddi darbe aldığı, ekonomik hareketliliğin zayıfladığı ve ilçenin bir bütün olarak olumsuz etkilendiği kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, Türkiye’de madencilik sektöründe işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamaları ile denetim mekanizmaları arasındaki kopukluğa dikkat çekildi. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleri ve Avrupa Birliği kriterleri hatırlatılarak, sahadaki uygulamaların çoğu zaman raporlarla örtüşmediği ve bilimsel, yerinde denetime dayalı süreçlerin işletilmediği vurgulandı.
Madencilik alanında faaliyet gösteren akademisyenler, meslek odaları ve uzmanların yıllardır benzer uyarılarda bulunduğu hatırlatılan açıklamada; denetimsiz madenciliğin iş kazalarını artırdığı, taşeronlaşmanın emekçileri güvencesizliğe ittiği ve kısa vadeli kâr anlayışının uzun vadeli toplumsal yıkımlara yol açtığı ifade edildi.
Yaşanan sürecin, tekstil, metal ve demiryolu sektörlerinde görülen güvencesizliklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken, bunun mevcut ekonomi politikalarının bir sonucu olduğu savunuldu. Yanlış ekonomi politikaları nedeniyle yatırım ortamının güvensiz hale geldiği, sanayi stratejisinin zayıfladığı ve bedelin emekçilere ödettirildiği dile getirildi.
Açıklamada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na da çağrıda bulunularak, işten çıkarılan 220 emekçi için hangi koruyucu ve yeniden istihdam mekanizmalarının devreye alındığı, maden sahasında hangi denetimlerin yapıldığı ve kapatma kararının sosyal etkilerinin neden göz ardı edildiği soruldu.




















