Kaspar açıklamasında, siyasi partilerin demokratik toplumun temel unsurları olduğunu vurgulayarak, “Halkın iradesinin örgütlü biçimde siyasal yaşama yansımasını sağlayan partiler üzerinde kurulacak her türlü vesayet girişimi, yalnızca ilgili partiyi değil, doğrudan demokrasiyi hedef almaktadır” ifadelerini kullandı.
CHP kurultayına ilişkin alınan kararın yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti açısından tartışmalı bir tablo ortaya çıkardığını dile getiren Kaspar, bir siyasi partinin yönetiminin mahkeme kararlarıyla şekillendirilmesinin halk egemenliği ilkesine zarar verdiğini savundu.
Açıklamada, yargının siyasal alanı belirleyen bir araç haline gelmemesi gerektiğine dikkat çekilerek, “Hukukun, muhalefeti dizayn etme aracına dönüştürülmesi toplumsal barışı ve yurttaşların adalet duygusunu derinden sarsmaktadır” denildi.
Ekonomik boyuta da değinen Kaspar, demokrasiye ve hukuka olan güvenin zedelenmesinin ekonomik kırılganlığı artıracağını belirterek, bu tür süreçlerin en büyük yükünü emekçilerin ve dar gelirli vatandaşların taşıdığını ifade etti.
Belediye-İş’in emeğin ve demokratik düzenin savunucusu olduğunu vurgulayan Kaspar, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Türkiye’nin ihtiyacı; hukukun adaletin güvencesi olduğu, yargının bağımsız ve tarafsız çalıştığı, halk iradesinin tartışmasız biçimde korunduğu gerçek bir demokratik düzendir. Belediye-İş olarak dün olduğu gibi bugün de emekten, demokrasiden ve hukukun üstünlüğünden yana tutum almaya devam edeceğiz.”

















