Futbol sevgisinin 1970’li yıllarda Pazar sokaklarında başladığını ifade eden Bozkurt, üniversite sonrası Pazar Doğuşspor’un kuruluşuna tanıklık ettiğini ve 2000’li yıllarda Mahmut Naiboğlu’nun davetiyle Pazarspor yönetimine dahil olduğunu belirtti. Bu süreçte üç şampiyonluk sevinci ve üç küme düşme üzüntüsü yaşadıklarını hatırlatarak, kulüpte görev yapan tüm başkan ve yöneticilere teşekkürlerini sundu.
Ankara’da yaşamasına rağmen Pazarspor’a bağlılığını hiç kaybetmeyen Bozkurt, kulübün maddi sıkıntılarının aşılması için yoğun çaba harcadı. Sportoto gelirlerinin erken ulaşımı, deplasman organizasyonları, yemek katkıları ve sponsor destekleriyle kulübe önemli katkılar sundu. Bozkurt, GÜRİŞ Holding’i kulübe büyük sponsor olarak kazandırmasının son yıllardaki en büyük katkısı olduğunu vurgulayarak, Tevfik ve Müşfik Yamantürk kardeşlere ve Onursal Başkan Osman Aşkın Bak’a destekleri için teşekkür etti.
Kulüp başkanlığı konusunda yıllardır süregelen tartışmalara da değinen Bozkurt, genç iş insanı Uğur Arslan’ı Pazarspor’a başkan olarak kazandırmasının kulüp adına önemli bir adım olduğunu söyledi. Arslan’ın şeffaf yönetim anlayışıyla kulübün mali durumunu ortaya koymasının değerli olduğunu belirtti.
Pazarspor camiasında zaman zaman yaşanan kırgınlıklar ve bilgi kirliliğine de dikkat çeken Bozkurt, birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaptı. Son iki lig maçında takımın Türkiye genelinde adını duyurmasına rağmen Pazar kamuoyunda beklenen karşılığın alınamadığını ve bunun sosyolojik olarak incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Yönetime veda etse de Pazarspor’a olan sevgisinin ve desteğinin süreceğini dile getiren Bozkurt, gençlere kulübe karşılıksız destek verme çağrısında bulundu. Kulübün sürdürülebilirliği için güçlü bir sponsora ihtiyaç duyulduğunu da sözlerine ekledi.
Bozkurt, veda mesajını şu sözlerle tamamladı: “Sonuçta kim bu zorlu ve kutsal görevi üstlenirse üstlensin, herkesin yönetim etrafında kenetlenmesi dileklerimle selam ve saygılarımla.”




















