Rize’nin doğusunda yer alan Ardeşen ilçesi, sadece doğal güzellikleriyle değil, isminin ardındaki tarihî hikâyeyle de dikkat çekiyor. Rivayetlere göre Ardeşen, adını Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim’in bir sözünden almış olabilir.
Osmanlı döneminde ilçenin adı “Ardışen” olarak kayıtlara geçmiştir. Zamanla halkın telaffuzu ve yöresel söyleyişin etkisiyle bu isim “Ardeşen” olarak değişmiştir. Yerel halk arasında sıkça anlatılan bir rivayete göre bu ismin kökeni, Yavuz Sultan Selim’in bölgeyi ziyareti sırasında söylediği bir söze dayanır.
Rivayete göre, padişah bölgeden geçerken bugünkü Fırtına Deresi civarında, derenin yüzeyinde yüzen ağaç parçalarını görür. Yanındakiler bu yörenin tenha olduğunu, kimsenin yaşamadığını söyleyince Yavuz Sultan Selim, deredeki ağaç parçalarını işaret ederek şöyle der:
“Bu belde tenha değil, bakın dere yonga taşıyor. Bu yörenin ardı şendir.”
Bu sözle, derenin yukarı kısımlarında, yani yüksek kesimlerde yaşam olduğunu ifade eder. Zamanla “Ardı şen” ifadesi halk arasında “Ardışen” olarak anılır, bu da yıllar içinde bugünkü “Ardeşen” adına dönüşür.
Bölge tarihçileri, Karadeniz sahil şeridinde isimlerin halk ağzıyla şekillenmesinin yaygın bir durum olduğunu, Ardeşen örneğinin de buna güzel bir örnek teşkil ettiğini belirtiyor.




















