“Çocuklarımız bu topraklarda büyüdü ama şimdi şehirde yaşamak zorundalar”
Neziha Sal, geçmişin üretim kültürünü yaşatmaya kararlı. Ancak köyde yalnızlaştığını ve her geçen yıl biraz daha terk edilmiş bir yer hâline geldiğini üzülerek dile getiriyor. ANKA Haber Ajansı’na konuşan Sal, “Bu topraklarda doğduk, çocuklarımızı büyüttük, ekmek sahibi yaptık ama buradaki işsizlikten dolayı gençlerimiz şehirlere göç etmek zorunda kaldı. Biz gelip gidiyoruz. Çocuklarımızdan tek isteğimiz, bu topraklara sahip çıkmalarıdır,” diyor.
Katkısız, geleneksel pekmez üretimi
İlerlemiş yaşına rağmen her yıl dut pekmezi üretimini sürdüren Sal, doğal yöntemlerden şaşmadığını belirtiyor:
“Dut dökmeden önce yerlere örtü sereriz, sonra dutları döküp kazanda kaynatırız. Şıra olur. Şırayı süzüp tekrar kaynatır pekmezi çıkarırız. Bizim pekmezde katkı maddesi olmaz. Vücuda iyi gelir, kan yapar. Satmak için değil, çocuklarımız ve kendimiz için yapıyoruz. Bal bile katkılı satılıyor artık, ama bizim pekmezimiz tamamen doğaldır.”
“Ne çoban kaldı, ne hayvan… Tarla bile biçilmiyor”
Köydeki değişimi hüzünle anlatan Neziha Sal, tarım ve hayvancılığın da yok olma noktasında olduğunu söylüyor:
“Geçmişte oraklarla tarla biçerdik. Şimdi çayırları veriyoruz ama alan yok. Hayvan da kalmadı çünkü çoban bulunmuyor. Çobanlık yapmak isteyen kimse yok, hayvancılık tamamen bitti.”
Gençler dönmek istese bile şartlar yok
Köyde barınma ve geçim imkânlarının sınırlı olduğuna dikkat çeken Sal, gençlerin artık köye dönmesinin kolay olmadığını belirtiyor:
“Gelseler ne yapacaklar? Çoğunun burada evi yok. Eskisi gibi değil. Her evde un, bulgur, elma, armut olurdu. Şimdi yok. Kışın köy bomboş. Gençler şehirde sıkıştı kaldı ama burada da hayatı sürdürecek imkân yok. Yine de verimli topraklarımız var. Onlardan tek isteğimiz, buraları unutmamalarıdır.”
Yaşlı Ellerle Direnen Bir Umut
Neziha Sal’ın direnci, yalnızca bir bireyin üretime devam etmesi değil; aynı zamanda unutulmaya yüz tutmuş bir köy kültürünün yeniden hatırlatılması anlamına geliyor. O, köyünü terk etmeyen birkaç kişiden biri olarak hem geçmişe hem geleceğe sesleniyor:
“Toprak boş kalmasın, emek unutulmasın.”
İstersen bu haber için manşet önerileri, sosyal medya metinleri ya da fotoğraf altı yazıları da hazırlayabilirim.



















