Nefes darlığı, uzun süren öksürük veya efor sırasında çabuk yorulma gibi şikayetlerin nedenini anlamak için muayene ve akciğer görüntülemesi çoğu zaman tek başına yeterli olmaz. Akciğerin ne kadar hava alabildiğini, aldığı havayı ne hızda boşaltabildiğini ve oksijeni kana ne ölçüde aktarabildiğini ortaya koymak için sayısal ölçümlere ihtiyaç duyulur.
Solunum fonksiyon testleri bu ihtiyacı karşılar. Bu testler yalnızca tanı koymak için değil; hastalığın seyrini izlemek, tedavinin etkisini değerlendirmek ve ameliyat öncesinde solunum kapasitesini belirlemek için de kullanılır. Mesleki olarak toz ve kimyasal maruziyeti bulunan kişilerin düzenli izleminde de yer alır.
Testler ağrısız uygulamalardır ancak sonucun güvenilir olması hastanın yönergelere doğru uymasına bağlıdır. Bu nedenle işlem öncesinde nasıl nefes alınacağı ayrıntılı biçimde anlatılır ve ölçüm genellikle birkaç kez tekrarlanır.
Akciğerdeki Toplam Hava Miktarı Nasıl Ölçülür?
Standart spirometri, nefes vererek dışarı atılabilen hava hacmini ölçer; ancak akciğerde her nefes sonunda kalan ve dışarı verilemeyen bir hava miktarı vardır. Bu bölümü ölçmek için kapalı bir kabin içinde basınç değişimlerinin izlendiği Bodypletismografi yöntemi kullanılır.
Bu ölçüm sayesinde toplam akciğer kapasitesi ve rezidüel hacim gibi değerlere ulaşılır. Elde edilen sonuçlar, akciğerin aşırı şiştiği durumlar ile hacminin daraldığı durumları birbirinden ayırt etmede belirleyici olabilir. Kabinin kapalı olması nedeniyle dar alan korkusu bulunan kişilerin bunu önceden belirtmesi uygun olur.
Oksijenin Kana Geçişi Nasıl Değerlendirilir?
Akciğerin yeterli hava alması tek başına yeterli değildir; alınan havadaki oksijenin hava keseciklerinden kan dolaşımına geçebilmesi de gerekir. Bu geçiş kapasitesini ölçmek için uygulanan DLCO Testi sırasında hastadan çok düşük yoğunlukta bir gaz karışımı soluması ve nefesini kısa süre tutması istenir.
Solunan ve geri verilen havadaki gaz oranları karşılaştırılarak gaz geçişinin ne ölçüde sağlandığı hesaplanır. Akciğer dokusunu ilgilendiren hastalıklarda ve akciğer damarlarını etkileyen durumlarda bu değer bilgilendirici olabilir. Sonucun doğru yorumlanabilmesi için kansızlık ve sigara kullanımı gibi etkenler de göz önünde bulundurulur.
Günlük Hayattaki Efor Kapasitesi Nasıl Anlaşılır?
Laboratuvar ölçümleri akciğerin teknik kapasitesini gösterir; ancak hastanın gerçek hayatta ne kadar yol yürüyebildiğini doğrudan yansıtmaz. Bu boşluğu doldurmak için düz bir koridorda uygulanan 6 Dakika Yürüme Testi tercih edilir.
Test boyunca kat edilen mesafe, nabız, oksijen düzeyi ve nefes darlığı algısı kaydedilir. Kişi kendi belirlediği hızda yürür ve gerektiğinde durup dinlenebilir; bu da testin günlük yaşamı yansıtmasını sağlar. Yürüme sırasında oksijen düzeyinde düşme olup olmadığının belirlenmesi, oksijen tedavisi ve rehabilitasyon planlaması açısından yol gösterici olabilir.
Test Öncesinde Nelere Dikkat Edilmesi Gerekir?
Ölçüm öncesinde tok karnına gelinmemesi, dar ve hareketi kısıtlayan giysilerden kaçınılması ve test saatinden birkaç saat önce yoğun egzersiz yapılmaması önerilir. Sigara kullanımı sonuçları etkileyebileceğinden test öncesindeki dönemde bırakılması istenir.
Nefes açıcı ilaçların testten önce kullanılıp kullanılmayacağı testin amacına göre değişir. Bu konuda mutlaka randevu sırasında verilen yönergelere uyulmalı, ilaçlar hasta tarafından kendiliğinden kesilmemelidir. Yürüme testine gelirken rahat bir ayakkabı tercih edilmesi de sonucu etkileyen ayrıntılardandır.
Testler Kimlerde Ertelenir?
Yakın zamanda geçirilmiş kalp krizi, denetim altına alınamayan göğüs ağrısı, ileri düzeyde yüksek seyreden tansiyon ve yeni geçirilmiş göz, karın veya göğüs ameliyatı bulunan kişilerde zorlu nefes verme gerektiren ölçümler ertelenebilir.
Aktif solunum yolu enfeksiyonu döneminde yapılan ölçümler de gerçek kapasiteyi yansıtmayabilir. Bu durumlarda test, tablo düzeldikten sonraki bir tarihe planlanır ve hastanın genel durumu yeniden değerlendirilir.
Sonuçlar Neye Göre Yorumlanır?
Test sonuçları tek başına bir sayı olarak değerlendirilmez. Kişinin yaşı, cinsiyeti, boyu ve etnik kökeni dikkate alınarak hesaplanan beklenen değerlerle karşılaştırılır ve yüzde olarak ifade edilir.
Ayrıca önceki ölçümlerle karşılaştırma yapılması, zaman içindeki değişimi göstermesi bakımından önemlidir. Ölçümün geçerli sayılabilmesi için tekrarlanan denemelerin birbirine yakın çıkması aranır. Yorumlama her zaman hastanın şikayetleri, muayene bulguları ve görüntüleme sonuçlarıyla birlikte yapılır.
Testler Ne Sıklıkla Tekrarlanır?
Tekrarlama sıklığı hastalığın türüne ve seyrine göre değişir. Kararlı seyreden kronik hastalıklarda yılda bir veya iki kez yeterli olabilirken, tedavi değişikliği yapılan ya da şikayetleri artan hastalarda daha sık ölçüm gerekebilir.
Ameliyat öncesi değerlendirme, mesleki maruziyet izlemi ve ilaç etkisinin takibi gibi özel durumlarda ise plan hekim tarafından ayrıca belirlenir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı, muayene ve tedavinin yerine geçmez. Şikayetleriniz için lütfen ilgili uzman hekime başvurunuz.


















