Mustafa KABA, uzun yıllar eğitim camiasına hizmet vermiş emekli eğitimci ve sendika yöneticisidir. Yeni eğitim dönemi başlangıcının getirdiği dinamikleri ve örgütlü mücadelenin güncel sendikal gündemlerini felsefi bir derinlikle ele alan Kaba; bireysel farkındalık, toplumsal bilinç ve modern çağın açmazları üzerine odaklanan köşe yazılarıyla siz değerli okuyucularıyla buluşmaktadır.
ÇARESİZLİĞİNİZ DE; ÇARE DE SİZDEN:
Eşyaların çokluğuyla ruhunun boşluğunu kapatmaya çalışan modern insanın varoluşsal çıkmazı, içindeki o karanlık hiçliği, özgür iradesiyle aydınlatacak tek gücün yine kendisinde saklı olduğu gerçeğini yok saydığındandır.
Bu devasa sorumluluktan kaçıp kendi peşine koştuğunu farkettiğinde, içinzdeki o büyük potansiyel açığa çıkacaktır.
ÇARESİZLİĞİNİZ DE ÇARE DE SİZDEN
Çünkü insanın özü başlangıçta bir "hiç"tir ve bu durum korkutucu görünse de aslında mutlak bir özgürlüktür! Hayat bomboş bir tuval gibidir ve üzerine ne çizeceğiniz tamamen sizin elinizdedir.
Kendi gücünüzü keşfedip ayağa kalktığınızda, o tuvali bir şahesere dönüştürmek insanidir ve bir sorumluluktur.
ÇARESİZLİĞİNİZ DE ÇARE DE SİZDEN
Kendimizi kurban rolüne sokmak, sisteme küsmek ve "dünya zaten çok anlamsız" diyerek köşemize çekilmek en kolay yoldur. Fakat felsefi ve psikolojik harmanın bize fısıldadığı net bir hakikat var:
Dünyanın karmaşası içinde hissettiğiniz o çaresizlik, kendi potansiyelinizden kaçtığınız için, yani yine sizden kaynaklanıyor.
Asla unutmayın! o boş tuvali dolduracak, içindeki hiçlik potansiyelinden yepyeni bir "anlam" doğuracak olan çare de tamamen sizde.
Aslında günümüz Dünyası insanoğlu için tarih boyunca hiç olmadığı kadar çok şeyle dolu.
Ekran dolusu sahte onaylar, konforlu hayatlar var; ancak yastığa başınızı koyduğunuzda göğsünüze çöken o devasa boşluk hissi bir türlü geçmiyor mu? Varoluşçu psikolojinin teşhis ettiği gibi, modern insan kendini sistemin içinde önemsiz bir çark, koca bir evrende bir "hiç" gibi hissettikçe derin bir boşluğa ve kendine yabancılaşmaya düşüyor. ÇARESİZLİĞİNİZ DE ÇARE DE SİZDEN
İçimizdeki bu kaçınılmaz felsefi boşluğu keşfedip yaratıcı bir güce dönüştürmek yerine, üzerini tüketimle ve anlık hazlarla kapatmaya mı çalışıyorsunuz?
En büyük yanılgımız da burada başlıyor: Herşey "Sahip olmak" ile "olmak" arasındaki o derin çatışmadandır.
Psikiyatride insanı tamamen "hiçleştiren temel bir gerçek var.
İnsanın var oluşunun en temel sorumluluğu "anlam bulma" arayışıdır.
Hayatına içsel bir amaç bulamayan insan,varoluş boşluğuna düşer ve sonrasında daha da kötüsü
İnsan düştüğü bu varoluşsal boşluğu insani,ahlaki, adil, hakça olmayan sahte dolgularla kapatma gırdabına düşer.
İnsan İçinde oluşan o yıkıcı hiçlik duygusunu yapıcı bir varoluşa dönüştürmenin ve hayatı anlamlandırmanın yolunu bulabilecek harikulade süper donanımlı bir varlıktır.
ÇARESİZLİĞİNİZ DE ÇARE DE SİZDEN
Üretmeli- Sevmeli: Bir yazı yazmak, bir fidan dikmek ya da bir projeye hayat vermek.
Dünyaya kendinizden somut bir iz bıraktığınızda, o anlamsızlığın içinde kendi varlığınızı tescillemiş olursunuz.
Deneyimlemeli: Doğanın mucizesine tanıklık etmek veya bir başka insanı tüm yalınlığıyla, ruhuyla hissetmek. Hakiki bağlar, yalnızlık hiçliğine en büyük panzehirdir.
Duruş Sergilemeli: Değiştiremeyeceğimiz acılarla karşılaştığımızda bile, o duruma karşı takınacağımız tavrı seçme özgürlüğümüz vardır.
En karanlık ve en zoluk veya kaos anlarında bile onurlu bir duruş sergileyebilmek, insana en yüksek anlamı bahşeder.
Bu devasa sorumluluktan kaçmayıp onurlu bir duruş sergilendiğinde içimizdeki o büyük potansiyel açığa çıkacaktır.
İnsan kendi içindeki o saklı özgüveni özgür bırakarak, onurlu duruş sergileyebileceğinden, içindeki boşluğu doldurabileceğinden bir an bile şüphe etmemelidir.
ÇARESİZLİĞİNİZ DE ÇARE DE SİZDEN
İnsanın özü başlangıçta bir "hiç"tir ve bu durum korkutucu görünse de aslında mutlak bir özgürlüktür!
Hayat bomboş bir tuval gibidir ve üzerine ne çizeceğiniz tamamen sizin elinizdedir. Kendi gücünüzü keşfedip ayağa kalktığınızda, o tuval'ı bir şahesere dönüştürmek ve başarmak kaçınılmaz bir sondur!
Başaracağınıza inanın ve kendinizi harekete geçirin.
ÇARESİZLİĞİNİZ DE ÇARE DE SİZDEN.
Yazar Notu: İçinizde boşluk oluştuğunu düşünüyorsanız Sevginin sınırı olmaz demeyin!
İçinizdeki boşluğu oluşturan TUVAL'E Sınırları Olan Bir Sevgi çizin!
Sevginin sonsuz olması, her şeye göz yummak veya kendini ezdirmek demek değildir.
Erdemli insan, karşısındakinin hatasına (oluşturduğu sorununa) mesafe - tepki koyar ama ona duyduğu insan sevgisini ve şefkati kalbinde öldürmez. Yani İnsan eyleme tepki verir öze değil.
Yanlışa karşı tepki - doğru olana sahip çıkmak, onurlu bir duruş sergileyebilmek, insana en yüksek anlamı bahşeder.
Sevgi, Muhabbet ve Saygı ile...