Tarihî İpek Yolu’nun izleri, Başyayla göç rotaları ve Çiçekli Yaylası’na uzanan patikalar burada buluşur. Kala, Varoş, Faikli, Merze, Ortasırt, Başçayır ve Çiçekli Yaylası, köyün geçmişine ışık tutan yayla alanlarıdır. Bu bölgede İslamlar, Ğubatlar, Köseler, Galdavarlar ve Tonyalı aileleri yüzyıllardır yaşamış ve kültürel izlerini bırakmıştır.
1800’lü yıllardan itibaren bu aileler, kışları Rize’nin Pazar ilçesine göç eder, yazları ise yaylalara dönerek bölgenin canlılığını korurdu. Pazar’da İlastas, Bülep, Aptioğlu ve Kuvakçe gibi mahallelerde yerleşik hayat süren bu aileler, Güzelyalı, Kirazlık, Sapu, Narsivat, Duduvat ve Hudisa mahallelerinde de iz bırakmıştır.
Yaylaya çıkan göç yolları, yaşlıların anlatılarıyla bugün bile hafızalarda: Üsküt Dağı, Horoz Yokuşu, taşan dereler, dar patikalar…. İki gün süren bu zorlu yolculukta Şebek Düzü’nde başlayan dik tırmanış, dayanışmanın ve doğaya karşı verilen mücadelenin bir simgesidir.
Meğele’ye yaklaşırken atların taşlı yolda “hest” ve “ço” sesleri, konukların geldiğini haber ederdi. Horondüzü, gençlerin horon oynadığı unutulmaz bir mekândı. Meğele’nin sokaklarında hala yassı taşlarla döşeli “kaldırım” yollar, geçmişin izlerini günümüze taşır. Bu taş yolların bataklık alanlarda bile geçit sağlaması, bölgenin zekâ dolu mühendisliğini yansıtır.
Günümüzde artık araçlarla ulaşım kolaylaşmış olsa da, Meğele’nin tarihî ve kültürel mirası hâlâ dimdik ayakta. Bu eşsiz köy, hem doğanın hem insanın izlerini taşıyor. Ziyaretçiler için geçmişin sesini dinleyebilecekleri, Karadeniz’in kalbine bir yolculuk anlamına geliyor.
Siz de tarihle iç içe, doğayla baş başa bir deneyim için Meğele’yi keşfetmeye ne dersiniz?
Trabzon’dan Gümüşhane’ye Anlamlı Kültür Hamlesi: Balyemez Konağı Müze Oluyor
04:51 - TRABZON