Yıllardır bu kentin sanatçıları, en çok itilip kakılan insanları oldular. Dara düşüldüğünde ağzına bir parmak bal çalınarak susturulabileceği düşünülen, yeri geldiğinde vitrinlik işlerine dolgu malzemesi yapabilecekleri insanlar olarak gördüler. Aldıkları ulusal ve uluslararası ödüller ve başarılar patlak meşin top kadar değerli, transfer edilen bir futbolcu kadar kıymetli olmadı.
Yıllardır bu kentte, sanata harcanan paranın "çöpe atılan para" olduğu anlayışını yıkmaya çalışırken, sanatın kıymetli olduğunu anlatmak adına sokmadığımız göz kalmadı.
Her defasında, en yüksek perdeden nutuklar atılarak "sanat kenti" vurgusu yapıldı. Her defasında "metre karesine en çok sanatçı düşen şehir" naraları atıldı. Her sanat etkinliği açılışında "yanınızdayız" diyenler, sanatın ve sanatçının yanında olmanın aynı fotoğraf karesinde yanyana durmak olmadığını bir türlü anlamadılar.
Yıllardır binbir güçlükle bir arada olabilmenin, sanatın itici gücü olan sanatseverlerle aynı ortamı paylaşabilmenin özlemini duyduk.
Bu noktada gerçekleşen bilinçlenmeyle hissedilen mekansal arayış 2007 yılında Trabzon Sanatevi'nin kurulmasıyla noktalanmış oldu. Bu var oluş hiçte öyle kolay olmadı. Bu sürece öncülük ederek bir dizi basın açıklaması ve fiziksel eylemler sonucunda Trabzon'da yaşayan sanatçıların yıllar sonra gerçekleşen özlemini Trabzon Sanatevi'ne kavuşmuş olduk. 20 yıla yakın bir süre yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde çok güzel faaliyetlerin yapıldığı bir etkinlik merkezi, kurslarıyla bir eğitim merkezi, sanatçıların ve sanatseverlerin buluşma noktası oldu. Bunu başarmış olsak da yıllar içerisinde Trabzon Sanatevi'ne yönelik bir türlü bitmeyen ayak oyunlarıyla, brütüslerle uğraştık.
Başkanlığım sürecinde bu girişimlere yönelik en etkili noktalardan, iyi zamanlamalarla stratejiler geliştirip, önemli enformasyonları kesintiye uğratmadan yürütmeye çalıştım. Böylece, Trabzon Sanatevi'nin hayatiyetini sürdürmesini başarabilmiştik.
Bakıyorum da bu gün Trabzon Sanatevi binası yine gündem olmuş. Artık, Trabzon'un gündeminden çıkmış olan bu konunun yeniden ısıtılarak gündem olması üzücü ve yıkıcıdır. Ağustos başından bu güne şehir merkezi dışında interneti sağlıklı kullanamadığım köylük yerdeyim. Konuyla ilgili, farklı kanallar üzerinden yakın bir zamanda bilgi sahibi olsam da üzerime düşen sorumluluk gereği, kurumsal kimliği yaşatmak adına söz sahibi kişilerle iletişim kurmak suretiyle mesafe almaya çalışıyorum.
Her ne kadar, Trabzon Sanatevini kuran, kurucu başkanı olan ve uzun süre yöneten ve sonrada bayrağı teslim eden kişi olsam da şu an o kuruluşun başkanı ve yönetiminin önüne geçmemeye özen gösteriyorum.
Sosyal medya üzerinde yürüyen dedikodu kültürü ve şahsıma ait olmayan heber akışına yetişme şansımın olmadığını, haber amaçlı hiçbir medya yetkilisine açıklama yapmadığımı özellikle belirtmek istiyorum. Üzerine vazife olmayanların gelişigüzel zırvalarına da cevap vermiyorum, vermeyeceğim.
Bu kent yıllardır kültür merkezi sorununu çözememiş, var olanları korumamış, kimini kapatmış, kimini başka amaçla kullanıma açmış durumda. Bari bırakında sanatçılar, kendilerince çözüm buldukları Trabzon Sanatevi'ni yaşatsınlar.
Yıllar yılı siyasiler ve bürokratlar üzerinden Trabzon Sanatevi ile uğraşmayı kendilerine meslek edinmiş sanatçı müsveddeleri, müptezeller ve embesillerle az uğraşmadım. Her sivil toplum kuruluşunun Trabzon Sanatevi imkanlarından yararlanabildiği yerde "biraz da başka dernekler kullansın", "biz oraya giremiyoruz" gibi niteliksiz söylemlere de şahit olduk. Bir defa kapısından içeri girmeyenlerin, bir etkinliğini takip etmeyenlerin Trabzon Sanatevi ile ilgili yorum yapmaları kalitelerinin göstergesidir.
Trabzon Sanatevi'ni evlerini yönetir gibi yönlendirmek isteyen sözüm ona sanatçı ve sanatsever dostların (!) ellerinde benzin bidonlarıyla dolaştıklarını, yangını çıkarıp seyrettiklerini çok gördük.
Bütün art niyetli eylem ve söylemler bizler için çöptür, çöp. Trabzon Sanatevi bugüne kadar gerçekleştirdiği etkinliklerle kendini kanıtlamış, Trabzon'un en büyük sanat kuruluşudur.
Beklenmedik bu gelişmeye üzülmemek elde değil. 20 yıldır bu kuruluşu yaşatmak adına ciddi mesai harcamış, her noktasına dokunmuş birisi olarak, milyonlarca yatırım yapılmış, kentin kültür ve sanat hayatının lokomotifi olmuş Trabzon Sanatevi çok zor süreçlerden geçerek bugünlere geldi, yarınlara da yürüyecektir. Varlığını sürdürmek, sürdürmesi için gerekli desteği vermesi gereken kurumlar, tahliye edilmesi için bir hazırlığın içerisinde olmamalıdır. Sayın valimiz, belediye başkanlarımız, vekillerimiz ve siyasi partilerimiz, sanatevinin yanında yer almalıdır. Çünkü, bu mekan, olsa olsa yine sanatevi olurdu.
(TRABZONX.COM)