Sendikal kimliklerin okul içi ilişkilerde baskı aracı hâline getirildiğine dikkat çeken Yığcı, özellikle kadın çalışanlara yönelik psikolojik şiddet iddialarının son derece kaygı verici olduğunu ifade etti.
“Sendikacılık adı altında baskıya, tehdide ve sindirmeye izin vermeyeceğiz” diyen Yığcı, eğitim kurumlarında güven ve huzurun en önemli öncelikleri olduğunu vurguladı. Üyelerinin hak ve hukukunu sonuna kadar savunduklarını belirten Yığcı, okul ortamlarında baskı kurmaya çalışan hiçbir davranışın karşılıksız kalmayacağını, gerekli hukuki sürecin işletileceğini söyledi.
Soruşturmalarda “iki tarafa da aynı cezayı verelim” anlayışının adaleti zedelediğini ifade eden Yığcı, bu yaklaşımın mağduriyeti derinleştirdiğini ve yanlış davranışları cesaretlendirdiğini dile getirdi.
Bazı sendikaların çoğunluk oldukları okullarda baskı ve mobbingi olağanlaştırdığını öne süren Yığcı, çoğunluk gücüne dayalı her türlü psikolojik baskıya karşı kararlı duruş sergileyeceklerini belirtti.
Eğitim Bir Sen’in Rize’de üyelerine gerçek anlamda seçim hakkı tanıyan tek sendika olduğunu savunan Yığcı, sendika üyelerinin seçme ve seçilme haklarının mutlak ve vazgeçilmez olduğunu kaydetti.
Öğretmen odalarında oluşan huzursuzluğun en çok öğrencileri etkilediğini söyleyen Yığcı, bu ortamların baskı ve ayrıştırma alanlarına dönüşmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.
Açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunan Yığcı, sorunun basit bir sendikal tartışmanın ötesinde insan onuru, kamu vicdanı ve eğitimin geleceğiyle ilgili olduğunu belirterek, sürecin takipçisi olacaklarını ve çalışma barışını bozan hiçbir anlayışa müsamaha göstermeyeceklerini vurguladı.
Hakkarili görme engelli Beyza, "absolut kulak" yeteneğiyle dikkat çekiyor
18:24 - HAKKARI