Aydın’ın paylaşımında, vadideki taş ocağı faaliyetlerinin doğal yapıya ve yaban hayatına etkileri eleştirilirken, bölgedeki ekolojik dengenin zarar gördüğü savunuldu.
“Ceylanlar su bulmak için aşağıya indi”
Paylaşımda, Eşkence Vadisi’nde yaşayan yaban hayvanlarının faaliyetlerden olumsuz etkilendiği ileri sürüldü. Bölgede yaşayan Hikmet isimli vatandaşın sözlerine de yer verilen paylaşımda, “Benim gözlerim doldu. Burası katledilince ceylanlar aşağıya indi. Zavallılar su içmek için kaçtılar” ifadeleri aktarıldı.
Bu sözler üzerinden yaban hayatının yaşam alanlarının korunması gerektiğine dikkat çekilirken, doğal kaynakların kullanımında çevresel etkilerin göz önünde bulundurulması çağrısı yapıldı.
“Karadeniz’in vadileri şirketlerin tapulu malı değildir”
Eşkence Vadisi’ndeki faaliyetlerin yalnızca bölgedeki kayaların ve arazinin görünümünü değiştirmediği, aynı zamanda ekosistem üzerinde de etkiler oluşturduğu öne sürüldü.
Paylaşımda, “Karadeniz’in dereleri, ormanları, vadileri şirketlerin tapulu malı değildir” denilerek, bölgedeki doğal alanların korunması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada ayrıca, kamu otoritelerinin görevlerinin ekonomik faaliyetlerin yanı sıra halkın yaşam alanlarını ve doğanın korunmasını da gözetmek olduğu ifade edildi.
Çevre mücadelesinden çağrı
Karıncalar Karadeniz Dayanışması tarafından da gündeme getirilen açıklamada, Eşkence Vadisi’ndeki çalışmalar üzerinden bölgede yaşanan ekolojik sorunlara dikkat çekildi.
Paylaşımda, “Bugün Eşkence Vadisi’nde gördüğümüz yalnızca parçalanmış kayalar değildir. Parçalanan bir ekosistemdir. Sürgün edilen yaban hayatıdır. Yaralanan Karadeniz’dir” ifadeleri kullanıldı.
Bölgede yaşayan vatandaşların ve çevre savunucularının, vadinin doğal yapısının ve yaban hayatının korunması yönündeki talepleri yeniden gündeme gelirken, Eşkence Vadisi’ndeki çalışmalar çevre tartışmalarının odağına taşındı.