DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Asim ÇİLLİOĞLU
Asim ÇİLLİOĞLU
Giriş Tarihi : 20-12-2020 17:16

Eski siyasiler ile şimdiki siyasiler arasındaki farklar....


Eskiden Ekonomi: Kıt kaynaklar, düşük GSMH ile içe dönük ekonomi, ithal yasakları, Döviz kullanılmayan, sosyalizmin korkusuyla yaşatılmaya çalışılan bir yaşam tarzı, üretim şekli, tüketim alışkanlıkları, tasarruf yöntemleri, alt yapı yatırımları gibi tamamen milli doktrinlerle korumacı bir ülke yönetim şekli devam ederken.
O dönem var olan BICKIN siyasi delikanlıları; yöre, bolge, siyasi görüş yada anlayış gözetmeden halkın beklediği tüm istek ve talepleri karşılamaya çalışıyorlardı.
Eski siyasi Dönemlerde iktidarlar; süreleri genelde 3-4 yıl sürdüğü, 10 yılda bir emperyalizm destekli askeri vesayetleri düşünürken yapılan siyasette halkı kırıcı, incitici, eylemlerden uzak yönetim şekilleri ile geleceğe yön vermeye çalşıyorlardı.
Yaş itibari ile ilk tanıdığımız Rize doğumlu,Rize’de yaşayan, bakan olan #TuncayMataracı amcamız Rize için kazanımları günün şartlarında biz Rize’de yaşayan Rizeliler olarak gurur kaynağı olmuştur.
1980 yılı çayda devrim olan #çaymakası halkın refahının daha fazla yükselmesine etkin olmuş olmalı’ki 40 yıldır çay makası ile çay tarımı hala devam ediyor.
1980 yıllarda;Ogün çok daha fazla sosyal devlet olan ülkemiz; hiç bir kamusal hizmette tüm yokluklara rağmen para almazdı.
1983 sonrası Tüketerek büyümeye karar veren ANAP ekonomi modeli ile:
Türkiye ekonomisindeki 1980 sonrası gelişmeler "Özal Dönemi" olarak adlandırıldı. 
Turgut Özal'ın hem 24.Ocak.1980 kararlarındaki rolü hem de 1983'te Başbakan olması, böyle bir isimle değerlendirmeye kapı araladı. 
Özal döneminde uygulanan ekonomi politikalarının ana temasını, serbest piyasa ekonomisi, devletin ekonomideki payının azaltılması ve fiyat mekanizmasının klasik dengeleyici rolüne işlerlik kazandırılması oluşturdu.
Özal dönemi sonrası ülke sürekli dış kaynaklı büyümeye, altyapı yatırımları dış kaynaklı hazine garantili yapmaya, Reel Sektörün dış kaynaklı kredi ile büyümesine, Osmanlı dönemi ile Cumhuriyet döneminde yapılan tüm birikimler zarar ediyor diye ilk başta yap işlet devret, varlık satış yöntemi ile yatırım ve yenileme şartı konulmadan satıldı.
Kamusal yada endüstriyel üretim sektörlere giren küresel yabancı üreticiler ithalatı artırmak için mevcut fabrikaları ya kapatmış yada Türk markaları yok edip   Ülkemizin marketleri ve market tereklerinde yer alan markaların tamamına yakını yabancılaştırmıştır.
1990 sonrası Küreselleşme yada Globalleşme adına verandasına dahi giremediğimiz Hıristiyan kulübü Avrupa Birliği

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA