SİYASET
Giriş Tarihi : 05-04-2021 23:01   Güncelleme : 05-04-2021 23:01

Saadet Partili Kaya: Cumhur İttifakı'nı seçenlerin de derdi ekonomi

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya, “Notu kırık her öğrenci gibi, iktidar da başarısızlığına bahane aramakta, bulamazsa da üretmeye çalışmaktadır.” dedi.

Saadet Partili Kaya: Cumhur İttifakı'nı seçenlerin de derdi ekonomi


Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya, gündemdeki konulara ilişkin düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin uzun zamandır her yeni güne boğucu ve yorucu bir gündemle uyandığını ifade eden Kaya, “İnsanımız, uzunca bir süredir kasıtlı bir şekilde yersiz, gereksiz ve hiç kimseye faydası olmayan konularla meşgul edilmekte ve yaşadığımız derin problemler bu şekilde örtülmeye çalışılmaktadır. Bırakın son birkaç yılı, şu son birkaç günde yaşadıklarımız dahi büyük bir anormalliğe işaret etmektedir. İnsanımız, normalliği özledi ülkemizin hızlı bir şekilde normalleşmeye ihtiyacı var.” açıklamasında bulundu.

HERKES KAYGILI, ADETA DİKEN ÜSTÜNDE YAŞIYOR
"Gecenin bir yarısında bürokrat ve vatandaşlarının uyumayıp, uyumayıp yıllardır rutin bir şekilde yayınlanan Resmi Gazete'yi merakla beklediği bir ülke olduk adeta." diyen Kaya şöyle konuştu: 


 
“İnsanlarının yarın sabah neye uyanacağını bilemediği, birkaç saat sonrasını bile öngöremez hale geldiği bir ülke durumuna geldik. Herkes endişeli, herkes kaygılı, herkes mutsuz herkes adeta diken üstünde yaşıyor.”
İKTİDAR BAŞARISIZLIĞINA BAHANE ARIYOR
İktidar ve ortaklarının seçim hesapları uğruna ülkeyi bilerek ve isteyerek derin bir bunalıma süreklediğini belirten Bülent Kaya, milletin gerçek gündemlerinin konuşulmaması için iktidarın suni gündem oluşturduğunu savundu. Kaya, şunları kaydetti: 

“Ekonomide üretimi beceremeyen bir iktidar algıda üretim noktasında her geçen gün kendini aşacak bir performans ortaya koyuyor. Her açıdan üretimi rafa kaldıran iktidar, bunun yerine adeta masa başında kamuoyunu nasıl meşgul ederizi çalışıp, toplumun fay hatlarını harekete geçirecek konuların üretimine odaklanmış durumdadır. Uzunca bir süredir ülkeyi yönetmek yerine, toplumu ve algıları yönetmeye mesai harcıyorlar. Yine aynı şekilde, ülkemizi nasıl ayağa kaldırırız sorusuna cevap aramak yerine yüzde 50+1'i nasıl buluruz, muhalefet cephesini nasıl dağıtırız bunun matematiği üzerine çalışıyorlar. Ülkemizin her geçen gün artan bütçe açığını kapatmaya kafa yoracaklarına, her geçen gün artan faiz ve borçlanma maliyetlerine kafa yoracaklarına her geçen gün demokrasi açığını daha da artıran adımları atmakla meşguller. Ekonomide, adalette, eğitimde, tarımda, dış politikada, hangi alanı ele alırsak alalım, iktidar sınıfta kalıyor ve girdikleri her bütünleme sınavında notları daha da düşüyor. Notu kırık her öğrenci gibi, iktidar da başarısızlığına bahane aramakta, bulamazsa da üretmeye çalışmaktadır.”

İlginizi çekebilir: Bülent Kaya kimdir?

Kaya'nın öne çıkan açıklamaları şöyle:

HÂLÂ MAĞDURİYETTEN DEM VURUYORLAR
“Rahat ve sıcak koltuklarını bırakıp, Meclis Genel Kurulu'ndaki çalışmalara gelmeyen de kendileri; ardından Meclis iç tüzüğünü hiçe sayarak reddedilen kanunu yeniden oylamaya sunan da yine kendileri. Meşru siyaset alanını ısrarla daraltarak, kayyım atayarak, milletvekillerini yaka paça gözaltına alarak millet iradesini her gün örseleyenler de kendileri, buna rağmen millet iradesi-demokrasi nutukları atanlar da kendileri. İttifaklarını genişletmek ve ayakta tutmak için her türlü hukuksuzluğu yapanlar da kendileri, muhalefet partilerinin ittifak yapmalarını terörize etmeye çalışanlar da yine kendileri. Bunca güce ve yaşanan onca olaya rağmen hâlâ mağduriyetten dem vuranlar da yine kendileri.
İKTİDARIN AYMAZLIĞINI GÖRMEZDEN GELEMEYİZ
Sivil alanı daraltan, insanların fikirlerini ifade etmesine dahi müsaade etmeyen, kendilerine karşı olan herkesi hain-terörist-darbeci olarak yaftalayan iktidarın bu aymazlığını da görmezden gelmeyiz. Her anlamda insanların nefes almasına dahi izin vermeyenlerin, bu kadar yıprandığı günlerde bir nebze nefes almasına imkan verecek mağduriyet oyunlarına da figüran olmayacak, seyirci kalmayacağız.

DERT BİR DEĞİL, ELVAN ELVAN
Peki kamuoyu bu konularla meşgul olurken diğer taraftan neler yaşanmaktadır? Yapılan son araştırmaya göre; milletin çarşı-pazarda karşılaştığı son bir yıllık gıda enflasyonu %40'ı bulmuştur. 2020 yılında elektriği kesilen abone sayısı 3,7 milyondur. İşsizlik, geçim sıkıntısı, hayat pahalılığı, ardı ardına gelen zamlar, ciddiyetsiz aç-kapa pandemi yönetiminin sonucu olarak mağdur olan esnafımız ve çalışanları. Türkiye'nin her geçen gün artan dış borcu ve bütçesinden faize ayırdığı devasa paralar.
CUMHUR İTTİFAKI'NI SEÇENLERİN DE ORTAK DERDİ EKONOMİ
Yolsuzluklar ve bunun neden olduğu derin yoksulluk. Güzel bir türkümüzde geçen ifadesiyle dert bir değil, elvan elvan. Dert çok ama hepimizin derdi ortak. 7'den 77'ye, gencimizden yaşlılarımıza, dükkan sahibi olanın da, o dükkan da asgari ücretle çalışanımızın da, Doğu'nun da Batı'nın da, A Partisi'ne gönül verenin de, B Partisi'ne destek olanın da, 2018'de Cumhur İttifakı'na oy verenlerin de, Millet İttifakı'nı seçenlerin de ortak tek derdi var ekonomi, ekonomi, ekonomi.

EVİNE GEÇ GİDEN ANNE BABALAR VAR
Ülkemizde siftah yapamadan dükkan kapatan, pandemiden dolayı iflas eden esnafımız var. Gelecek hayalini yurt dışında yaşamak üzere kuran gençlerimiz var. Başını yastığa koyduğunda ay sonu nasıl gelecek diye uyuyamayan milyonlarca kardeşimiz var. Geçim sıkıntısının bunalımıyla intihar edenler var. Daha küçücük yaşta en büyük hayali, babasının borçlarını ödeyebilmesi olan çocuklarımız var. Çocuğunun istediğini alamadığı için evine geç giden anne babalar var.

FAİZİ ARTIRACAK ADAMLARI YİNE KENDİLERİ TAYİN ETTİ
Milletin derdi seçim değil geçimdir. Şimdi açıkça sormak istiyorum bu iç karartan tablonun müsebbibi kim? Sanayicimiz, çiftçimiz, esnafımız mı? Ay sonunu zor getiren, memurumuz, emeklimiz, işçimiz mi? Çok açık bir şekilde cevap vermek gerekirse; bu perişan halin tek sorumlusu var o da ülkeyi yöneten iktidardır, iktidarın meselelere yanlış yaklaşımı, keyfi yönetim anlayışıdır. Allah aşkına bir ülkenin en az 5 yıl görevde kalması hukuken sabit kılınmış Merkez Bankası Başkanı sürekli değişir mi? 2 yılda 4 başkan değiştirildi. Sanki yaşanan kötü gidişatın sorumlusu Merkez Bankası başkanıymış gibi önce faizleri düşürmedi diye başkan görevden aldılar sonra da faiz arttıracak adamları bulup yine kendileri tayin ettiler. Son değişikliğin bu ülkeye yüklediği külfet doların gecelik 1 lira artışı ile 435 milyar liralık yük olmuştur. Bir gecede fakirliğimiz katlandı ama bu vahim durum iktidarın umurunda dahi olmadı. Nasıl olsun ki.
ONLAR SEÇİM DİYECEK BİZ GEÇİM DİYECEĞİZ
Genel Başkanımız sayın Temel Karamollaoğlu'nun cumartesi günü açıkladığı geçim ittifakı kampanyamız kamuoyunda geniş bir yankı buldu ve çok yüksek bir takdir ile karşılandı. Saadet Partisi olarak her zaman ifade ettiğimiz gibi, milletin derdi bizim derdimizdir. Suni gündem konularına takılıp kalmadan, milletin yaşadığı sıkıntılara ve bunlara çözüm üretmeye odaklanmayı kendimize şiar edindik. Milletin frekansıyla, Saadet Partisi'nin frekansı aynıdır. Milletin gündemi ile Saadet Partisinin gündemi aynıdır. Birileri seçim, seçim diye ortalığı tozu dumana katmaya çalışsa da biz bunca gürültünün arasında insanımızın geçinemiyoruz feryatlarına tercüman olacak, her fırsatta gündeme getireceğiz. Onlar seçim diyecek biz geçim diyeceğiz. Onlar oy hesapları yapacak biz çarşı-pazarda can yakan hesabı gündeme taşıyacağız.

İNSANIMIZLA GEÇİM İTTİFAKI ÇATISI ALTINDA BULUŞACAĞIZ
Onların iktidarlarının sonu gelmesin diye ittifak denklemleri üzerinden kamuoyunu meşgul ettikçe; biz ayın sonu getiremeyen milyonlarca insanımızla birlikte geçim ittifakı çatısı altında buluşacağız ve nihayetinde seçim geldiğinde de Saadet Partisi’nin gerek mecliste gerek ülke yönetiminde güçlü bir şekilde yer alması için elimizden gelen bütün gayreti de ortaya koymaktan geri durmayacağız. Bunca sorunlarına rağmen milletimizin umutsuzluğa kapılmaması için çok sebebimiz var. Daha huzurlu, daha demokratik, daha güvenli, daha adil, daha kalkınmış bir Türkiye mümkün ve Yaşanabilir Bir Türkiye özlemi her zamankinden daha yakındır.