RİZE
Giriş Tarihi : 19-11-2020 09:43   Güncelleme : 19-11-2020 09:43

Neyi Neye Feda Ediyoruz!

İkizdere Belediye başkanı Hakan Karagöz, bir yıl önce Rize Valiliği Çevre ve şehircilik müdürlüğü tarafından verilen ÇED gerekli değildir raporu SR inşaatın başvurusu ile taş ocağı ruhsatı aldığını kaydetti

Neyi Neye Feda Ediyoruz!

 

 

İkizdere Belediye Başkanı Hakan Karagöz, “Yaklaşık bir yıl önce Rize ilimiz, İkizdere İlçemiz Gürdere(Ethone) Cevizlik (pakorom) köyleri arasında İşkence dere vadisinde Rize valiliği çevre ve şehircilik müdürlüğü tarafından verilen ÇED gerekli değildir raporu ile SR inşaatın başvurusu ile taş ocağı ruhsatı alınmıştı. Yöre halkı ve desteklediği STK lar bu bilgiyi alır almaz Rize idare mahkemesine iptal davası açtı. Dava 24.09.2020 tarihinde Yöre halkı ve STK lehine sonuçlandı” dedi.

Başkan Karagöz, “Bu arada İyidere de liman inşaatı ihalesi sonuçlandı ve limanın dolgusu için gerekli taşlar için Ocak arayışına girildi. 21.08. 2020 de ulaştırma ve altyapı bakanlığı Trabzon 11. Bölge müdürlüğü tarafından Bir önce ki taş ocağı başvurusunda olduğu gibi aynı bölgenin hemen alt kısmı için ÇED gerekli değil raporu ile ruhsat alındı. Bu durumda, turizm destinasyon alanı olarak seçilmiş İkizdere vadisini üst tarafı turizm bölgesi alt tarafı ise Taş ocakları bölgesi olarak kullanılacağını net bir biçimde söyleyebiliriz” dedi.

Başkan Karagöz, “Fakat şu anda ki durum Şimşirli köyü, Cevizli köyü ve Gürdere köyünden yılda 31.448.000 ton/yıl patlatarak taş çıkarılacak. Bölge taş ocağı destinasyon haline gelecek. Bu durum sadece üç köyü etkilemeyecek orta ve uzun vadede cevizli köyü, Gürdere köyü, Şimşirli köyü, yanında Güneyce, Ihlamurlu köylerini ve merkeze bağlı birçok mahalleyi de etkileyecek”dedi.

Bu sorun bütün İkizderelilerin sorunudur

Başkan Karagöz bu sorunun İkizderelilerin sorunu olduğunu ifade ederek, “Yöre insanımıza/tabiat güzelliklerine/yaban hayvanlarına, tarıma, hayvancılığa ve köylerimize sahip çıkmalıyız” dedi

İkizdere taş ocaklarına kurban edilmemeli.

Başkan Karagöz, “İkizdere’ye hiç bir katkısı olmayan ve köylerimizin / köylülerimizin zarar göreceği taş ocaklarının yaptırılmaması için yöre halkının ve STK ların haklı bir mücadelesi var.  İnanıyorum ki yetkililer de bu durumu farkına varıp UNESCO tarafından Dünyada korunması gereken vadilerden biri olan İkizdere vadisi ve bunun kollarından biri olan İşkencedere vadisindeki bu kıyımı durduracaktır. İkizdere vadisinden büyük şehirlere göç etmiş 250-300 bin insanımız var. Bu insanların gelip nefes aldıkları baba, ata toprakları olan cennet vadi İkizdere çözümü daha sorunsuz olabilecek liman inşaatında kullanılabilecek malzeme için tabiatlarının, köylerinin, her daim akıllarında olan memleketlerinin geri dönüşümü olmayacak bir şekilde tahrip edilmesini asla istemiyorlar, içleri yanıyor yürekleri burkuluyor haklılar da. Çünkü biliyorlar ki eğer İşkencedere sindeki bu taş ocakları açılırsa vadi asla eskiye dönmeyecek. Hatıraları ile beraber mevcut yaşam da taş ocakları ile beraber yok olacak. Eğer planlandığı gibi işlenirse o dağlar cevizli köyü ve Gürdere köyünün yaşam damarları kesilecek. Verilen mücadele haklı bir mücadele burada bölgede yaşayan her bireyin İşkencedere vadisindeki bu taş ocaklarına karşı olduğunu ve yaşam damarlarının kesileceğine inandığını yetkililerin de görmesi, duymasını diliyoruz. Bu kararın bir kez daha gözden geçirilmesi gerek diye düşünüyor yöre halkı.  İkizdere vadisine dolaysı ile İşkencedere vadisine yapılacak bu haksızlık, kıyım durmalı. Neyi neye feda ettiğimiz hesap edilmeli” dedi.