SAĞLIK
Giriş Tarihi : 21-06-2022 21:56

Kolajen nedir? Kolajen hangi besinlerde bulunur? Kolajen kilo aldırır mı?

Kolajenin temel görevi bağ dokusunu güçlendirmek ve vücudumuzun bütünlüğünü korumaktır. Cilde esneklik ve sıkılık kazandırmak, eklem, tendon ve organlarımızı bir arada tutmak da görevidir. Yaşlanmayla birlikte artan kolajen kaybı, eklem rahatsızlıklarına, bacak ve kalçalarda yoğunlaşan selülitlere ve cilt kırışıklıklarına neden olur. Bu yüzden vatandaşlarımız kolajeni araştırıyor. Peki, Kolajen nedir? Kolajen hangi besinlerde bulunur? Kolajen kilo aldırır mı?

Kolajen nedir? Kolajen hangi besinlerde bulunur? Kolajen kilo aldırır mı?


Son dönemler iyice adından söz edilen kolajen takviyesi, kolajen kullanımı merakı artmıştır. Haberimizde kolajen nedir, hangi besinlerde bulunur? sizin için derledik. Peki, Kolajen nedir? Kolajen hangi besinlerde bulunur? Kolajen kilo aldırır mı? İşte detaylar haberimizde...

KOLAJEN NEDİR?
Kollajen, vücudumuzda bol miktarda bulunan bir protein çeşididir. Bu protein lifi, vücudumuzda yer alan tüm proteinin yaklaşık üçte birini oluşturur. Kemik, kas, kıkırdak, deri, tendon, kan damarları ve sindirim sisteminde bulunur. Ölü cilt hücrelerini yenileyerek, cildimizin elastikiyetini arttırır ve gergin kalmasını sağlar. Vücudun bir arada kalmasına yardımcı olan bir yapıştırıcı olarak, eklem ve tendonları birbirine bağlar.

Bağ ve bağ dokularını oluşturan kolajen, koruyucu bir bariyer görevi üstlenerek, cildimizi toksinlerden ve diğer zararlı etkenlerden korur. Temel yapıtaşı, fibroblast olarak isimlendirilen bağ dokusu hücreleridir. Saçlarımızın ve tırnaklarımızın da temel bileşeni olarak, tırnak ve saç sağlığımız üzerinde de doğrudan etkilidir.

KOLAJEN NE İŞE YARAR?
Vücut bağ dokusunun %80 gibi büyük bir bölümünü oluşturan kolajenin temel görevi, elastinlikle birlikte cilde güç, esneklik ve sağlamlık vererek, cilt yapısını oluşturan bir ağ oluşturmaktır. Bir diğer deyişle vücudumuzda kolajen olmadan vücut parçalarımız bir arada kalamaz. Kollajen; bir yapı bloğu olarak, kemik ve kasları bir arada tutar, vücudumuzdaki organları korur ve cilt elastikiyetini arttırır. (2)

Ancak, 25'li yaşlardan sonra vücudumuzda kolajenin üretimi yavaşlar. 35'li yaşlardan sonra bu yavaşlama daha da hızlanarak, etkilerini daha çok hissettirmeye başlar. Cildimizdeki kolajen miktarı azalmaya başladığında ise cilt elastikiyetini ve sıkılığını kaybetmeye başlar. Sonuç olarak, yaşımız ilerledikçe cildimizde sarkmalar, kırışıklıklar hatta eklem ağrılarıyla karşılaşmamız da kaçınılmaz bir hale gelir.

KOLAJEN HANGİ BESİNLERDE BULUNUR?
Omega 3 yağ asitleri açısından zengin besinler, bol miktarda sülfür içeren besinler, C ve A vitamini içeren besinler, soya ve soya ürünleri ve et bol miktarda kollajen içeren temel besinlerdir. Kolajen açısından zengin olan besinleri aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

Sığır ve inek eti, tavuk, geyik, keçi ve öküz eti; özellikle hayvanın kemikleri, derisi ve sakatat bölgesinde bolca kolajen bulunur

Kollajenin toz formu olarak bilinen jelatin, kalorisi düşük bir türüdür

Portakal, mandalina, greyfurt, kivi ve ananas gibi C vitamini içeren meyveler

Yeşil ve siyah zeytin, kereviz, soğan, sarımsak gibi sülfür içeren gıdalar

Kırmızı meyveler ve kırmızıbiber, elma, çilek, kiraz gibi likopen içeren meyveler

Özellikle balık pullarında, somon ve orkinozda bulunan Omega 3 yağ asitleri

Havuç, balkabağı gibi turuncu sebzeler, domates, lahana, pancar, ıspanak ve patlıcan

Kemik suyu ve ve paça çorbası tam anlamıyla bir kolajen kaynağıdır.

KOLAJENİN FAYDALARI NELERDİR?
Selülitleri azaltır

Yaşlanmanın kaçınılmaz sonuçlarından bir diğeri olan selülit oluşumunu da önleyerek, deri dokusunda iyileşme sağlar. Bağ dokusunu sıkılaştırarak, özellikle kadınlarda kalça ve bacaklarda kötü bir görünüme neden olan selülitleri hafifletir.

Sindirim sistemi sağlığını gözetir

Bağırsaklarımızın bağ dokusu olarak, sindirim sisteminin koruyucu tabakasını destekler ve güçlendirir. Kolajen takviyelerinin kullanımı ile bağırsak sağlığı gözetilebileceği gibi gastrointensinal hastalıklarla mücadele edilebilir.

Tırnak, saç ve dişleri Güçlendirir

Tırnakların, saçların ve dişlerin yapı taşıdır. Saç dökülmesini önler ve tırnakları güçlendirir. Diş sağlığını da doğrudan ilgilendirerek, kişide diş etiçekilmesi, diş eti kanamaları gibi sorunlarının görülme riskini düşürür.

Karaciğer sağlığını korur

Kan akışını iyileştirir ve vücudu zararlı toksinlerden arındırır, aynı zamanda kalp sağlığını da gözetir. Zengin bir kolajen kaynağı olan haşlanmış kemik suyu tüketimi, karaciğeri temizlemenin en kolay yöntemlerinden biridir. 3 günlük bir kemik suyu detoksu sayesinde karaciğer sağlığında olumlu gelişmeler elde edilebilir.

Sızıntılı gut ve bağırsak hastalıklarını tedavi eder

Proteinlerin parçalanmasına yardımcı olur, bağırsaklardaki hasar görmüş hücre duvarını yeniler. Bağırsak astarını da rahatlatıcı bir etkiye sahiptir. İnflamatuar bağırsak hastalıklarının tedavisinde yararlanılan kolajen serum konsantrasyonu ile asit reflü, ülseratif kolit, Crohn hastalığı gibi pek çok mide sorununun semptomları hafifletilebilir.

Kalp sağlığını korur

Kolajende yer alan amino asit prolin, arterlerdeki yağ birikimini en aza indirger. Eklem ve arterlerdeki dokuyu onararak, kan basıncının kontrol edilmesine katkıda bulunur. Atardamarlarda tehlikeli plak oluşumunu önler ve arterlerin genişlemesini, kan damarlarında dolaşımın hızlanmasını sağlar.

KOLAJEN ÇEŞİTLERİ NELERDİR?
İnsan vücudunda bilinen en az 16 kollajen çeşidi bulunur. Bununla birlikte vücudumuzdaki toplam kolajenin %80-90 gibi büyük bir bölümü tip 1, 2, 3, 5 ve 10'dan oluşur. Kolajen çeşitlerini aşağıdaki şekilde sınıflandırabiliriz:

Tip 1: Tüm kolajen çeşitleri arasında insan vücudunda en fazla miktarda bulunanıdır. Cilde gerginlik ve elastikiyete verir, kemikleri destekler ve dokuları bir arada tutar.

Tip2: Bağ dokularda kıkırdak yapımına katkıda bulunarak, eklem sağlığımızı gözetir.

Tip3: Kalp kan damarlarını ve kan dokusunu oluşturma, cilde esneklik ve sıkılık kazandırma gibi pek çok görevi vardır.

Tip4: Sindirim ve solunum organlarımızın yüzeylerini oluşturan tip 4 kolajen, kas, yağ ve organları çevreleyen bazal laminanın oluşumunda önemli bir rol oynar.

Tip5: Plasentadaki doku ve hücre yüzeyinin oluşumundan sorumludur. Hamilelikte rahim içerisinde bebeğe oksijen ve besin sağlamak için gelişen organın yüzeyini yapar. Aynı zamanda atıkları da temizler.

Tip10: Eklem kıkırdaklarının yanısıra yeni kemiklerin oluşumunda da görev alır. Kemik kırıklarını iyileştirir ve sinovyal eklemleri onarır.

KOLAJEN EKSİKLİĞİ NEDEN OLUR?
Kollajen kaybının asıl nedeni 'yaşlanma' olmakla birlikte bu süreç farklı etmenlere bağlı olarak hızlanabilir. Kolajen kaybına yol açan en önemli faktörler şunlardır:

Uzun süre güneş ışığına maruz kalma

Strese bağlı olarak vücut tarafından salgılanan kortizol miktarında artış

Yanlış ve zayıf beslenme alışkanlığı

Toksinlere maruz kalmak (çevre kirliliği vb.)

Kronik iltihaplanma

Uyku düzensizliği ve yeterince uyumama

Vücudumuzdaki serbest radikallerin miktarındaki artış

Glikasyon (şeker ve rafine edilmiş ürün tüketimi)

Sigara

Menapoz

Vücutta vitamin ve minerallerin emilimini zorlaştıran birtakım tedaviler

KİMLER KOLAJEN TAKVİYESİ ALMALI?
Besin takviyeleri, içecekler ve cilt bakım ürünleri şeklinde farklılık gösteren takviyeler, 25'li yaşını geçmiş kadın ve erkekler tarafından kullanılabilir. Özellikle cildinizde ince kırışıklıklar ya da çizgiler belirlemeye başladıysa, saçlarınızda dökülme, tırnaklarınızda kırılma ile sık sık karşılaşıyorsanız, daha genç ve canlı bir cilde sahip olmak istiyorsanız, eklem ağrılarından şikayetçiyseniz; takviye ürünler kullanmaya başlayabilirsiniz. Mutlaka kolajen desteği almak istiyorsanız doktor tavsiyesi ile almanız önerilir.

KOLAJEN TAKVİYELERİNİN YAN ETKİLERİ VE ZARARLARI
Deri döküntüsü

Mide bulantısı, kusma, solumada güçlük çekme

Kabızlık

Kas ağrıları

Kalp ritim bozukluğu

Hiperkalsemi (kanda yüksek kalsiyum)

Ağızda kötü koku

Aşırı duyarlılık reaksiyonları

Yorgunluk hissi

Bu yan etkiler daha çok takviye ürünlerde yer alan etkin maddelere karşı hassasiyeti bulunan ya da doz aşımına kaçan kişilerde görülür. Özellikle sizde otoimmün bir bozukluk mevcutsa takviye ürün kullanımından kaçınmalısınız. Yukarıdaki yan etkilerden biri ya da birkaçıyla karşılaşmanız durumunda acilen doktorunuza görünmelisiniz.

AdminAdmin