SİYASET
Giriş Tarihi : 28-04-2021 08:57   Güncelleme : 28-04-2021 08:57

İkizdere'deki taş ocağına karşı direniş büyüyor: Komşu köylerden de katılım oldu

Rize İkizdere'de Cengiz İnşaat tarafından işletilmek istenen taş ocağına karşı direniş devam ediyor. Sokağa çıkma kısıtlamasının bitmesiyle köylülerin direnişine komşu köylerden de katılımlar oldu.

İkizdere'deki taş ocağına karşı direniş büyüyor: Komşu köylerden de katılım oldu


 

Rize İkizdere ilçesi İşkencedere Vadisi’nde Cengiz İnşaat tarafından işletilmek istenen taş ocağına karşı yöre halkının direnişi devam ediyor. Önceki gün jandarma müdahalesinde yaralanan ve gözaltına alınan köylüler, dün de taş ocağı yapılmak istenen yerde toplandı. Sokağa çıkma yasağının sona ermesi ile birlikte köylülerin direnişine komşu köylerden de katılımlar oldu. Öte yandan AKP’li Metin Külünk yöredeki direnişi HDP eliyle ABD Başkanı Biden’ın kışkırttığını ileri sürerek halkı tehdit etti. 

ŞİRKET SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINI DEĞERLENDİRMEK İSTEDİ
Cengiz Holdinge bağlı Cengiz İnşaat tarafından İkizdere’de yapılması planlanan lojistik liman inşaatında kullanılmak için işletilmek istenen taş ocağı ile ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle mart ayında bölgede acele kamulaştırma kararı alınmıştı. Bu kararın ardından İkizdereli yurttaşlar taş ocağı açılmak istenen İşkencedere Vadisi’nin girişinde çadır kurarak nöbet tutmaya başlamıştı. Yurttaşların kararlı direnişi sonrası iş makinelerini geri çeken şirket 23 Nisan tarihinden itibaren ilan edilen üç günlük sokağa çıkma yasağını fırsat bilerek alana tekrar iş makineleri getirerek çalışmaya başlamak istemişti. Jandarma korumasında çalışmaya başlamak isteyen şirketin bu tutumuna karşı köylüler çetin arazi şartlarında yürüyerek bölgeye gelmiş, iş makinelerinin önüne kadın çoluk çocuk barikat kurmuşlardı. Köylülerin direnişine dün gaz ve copla müdahale eden jandarma ekipleri 6 köylüyü gözaltına alırken, gazdan ve cop darbelerinden yaralanan köylüler olmuştu.

JANDARMA KÖYLÜLERİN ÖNÜNE BARİKAT KURDU
Köylülerin Avukatı Yakup Okumuşoğlu bugün de jandarmanın taş ocağı çalışması yapılan yere 500 metre kala barikat kurarak köylülerin alana yaklaşmasına izin vermediğini belirterek, “İnsanlar çadırda toplanmışlar. Hava da yağışlı, jandarma halkı çalışma yapılan yere sokmuyor” dedi. Çevik kuvvet ve jandarma ekiplerinin bölgede yoğun bir yığınak yaptıklarını aktaran Okumuşoğlu, dünkü müdahale sırasında yaralanan köylülerin darp raporu alarak jandarma görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. Bölgede taş ocağı işletmesi için ÇED gerekli değildir kararı alan Ulaştırma Bakanlığının bu kararı faaliyeti yürüten şirkete verdiğini ifade eden Okumuşoğlu, “Cengiz İnşaat İyidere’de liman yapsın diye tüm bunlar. Tabii köylülerin karşısında Cengiz İnşaat diye bir şey yok. Taşeron bir firmaya ait bir tane makine gelmiş çalışıyor. Üzerinde Cengiz falan da yazmıyor ama iş Cengiz’in işi, biliyoruz” dedi. Cengiz İnşaat’ın bölgedeki üçüncü taş ocağı olduğunu aktaran Okumuşoğlu, hukuki süreçle ilgili de şu bilgileri verdi; “Açtığımız dava Rize İdare Mahkemesinde dava devam ediyor. Yürütmeyi durdurma konusunda karar verilmesini bekliyoruz. Mahkeme idarenin savunmasının alınmasından sonra yürütmeyi durdurma talebini görüşme kararı aldı” dedi.


BAKANLIK ÇALIŞMANIN BİR AN ÖNCE BAŞLAMASI İÇİN BASKI YAPIYOR
Yörede iki gündür köylülerin direnişine destek veren HDP Milletvekili Murat Çepni de şirketin bölgeyi 75 yıllığına kiraladığını belirterek, “Bu coğrafya taş ocağı işletilmeye belki de en elverişsiz yer. O yüzden burada gerçekten taş ocağı mı işletmek istiyorlar yoksa başka bir madencilik mi yapılacak şüphelerimiz var. 2014 yılından bu yana fizibilite çalışmaları sürüyormuş ancak köylüler o zaman ayıkmamışlar duruma” dedi. Sokağa çıkma yasağına rağmen çalışmak isteyen iş makinelerini köylülerin dağlardan, taşlardan yürüyerek alana ulaşıp iki gün boyunca durdurduklarını ifade eden Çepni, “Dün ise jandarma copla ve gazla müdahale etti. Yaralanan -köylüler oldu, gözaltılar oldu. Gözaltılar dün bırakıldı. Üç gün sokağa çıkma yasağı nedeniyle civardan köylüler gelememişti. Şimdi civar köylüler de geliyorlar bölgeye. Jandarma ablukaya aldı ama köylüler de son derece kararlı. İstanbul’dan destek için yola çıkan Rizeliler de var” dedi. Devlet güçlerinin çalışmanın bir an önce başlaması için yoğun çaba gösterdiklerini kaydeden Çepni, bakanlıktan bu yönde baskı yapıldığına dair duyum aldıklarını söyledi. 

DÜNYADA ÖNCELİKLİ KORUNACAK 200 VADİDEN BİRİ
Taş ocağı kurulmak istenen İşkencedere Vadisi dünyada öncelikli korunacak 200 ekolojik bölgeden biri olan Rize İkizdere Vadisi’nin bir kolu. Bölge doğal sit - nitelikli doğal koruma alanı ve kısmen doğal sit-sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı olarak tescil edilmiş durumda. İskencedere Vadisi’nde kurulması planlanan taş ocağının doğal hayatı ve yaşamı tehdit ettiğini dile getiren yurttaşlar aylardır faaliyete karşı mücadele ediyorlar. Bölgede kurulacak taş ocağı ile Rize İyidere Lojistik Limanı İnşaatında kullanılmak üzere yaklaşık 16 milyon ton taşın alınacağı ileri sürülüyor. 

AKP YİNE DIŞ GÜÇ YALANINA SARILDI
Bu arada yöre halkının direnişinin ardında yine bir “dış güç” bulan AKP, bu sefer direnişin ABD Başkanı Biden ile HDP iş birliği olduğunu iddia ederek köylüleri hedef gösterdi. AKP MKYK Üyesi Metin Külünk, Twitter hesabı üzerinden “Biden’in Karadeniz planını deşifre ediyoruz” başlığıyla bir dizi iddiada bulundu. Külünk şu ifadeleri kullandı:

“Biden Türk siyasetini HDP üzerinden manipüle etmek istiyor. ABD sadece Suriye’de PKK-PYD’ye silah yığmıyor; aynı zamanda HDP’ye de bilgi, plan yığıyor…

Hatta CHP’nin HDP’ye mahkum olma sebebi de ABD’nin HDP ısrarıdır. Dolayısıyla HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni’nin 2-3 gündür, İkizdere’de lojistik bölge inşası için altyapı oluşturulmak amacıyla çalışılan alanda ilgili çalışmaları engelleyip, siyasi pozisyon oluşturmak için vatandaşlarımızı tahrik ederek provokasyon çabasında olmasını bu büyük fotoğraf içinde okumak gerekir.

Ayrıca bölgenin en önemli ticari yatırımlarından biri olan ve yeni İpekyolu kurgusunda stratejik bir önem taşıyan Rize-İyidere Lojistik Bölgesi çalışmasını aynı 3. havalimanında olduğu ve diğer büyük stratejik projelerde olduğu gibi, sekteye uğratabilme kastıyla, çevrecilik konseptinde bir kalkışma organize etmenin kısık ateşte provası yapılmaktadır. Hatırlatmak isteriz ki kısık ateşte pişirilen ve içinde başta Biden-HDP iş birliği olan ve ülkenin geleceğine büyük katkısı olan hizmetlerin durdurulmasına yönelik hiçbir provokasyona müsaade etmeyeceğiz.”

 

ÇEPNİ: KÜLÜNK GELSİN BUNLARI İKİZDERE HALKINA ANLATSIN!
AKP’li Metin Külünk’ün açıklamalarına yanıt veren HDP’li Murat Çepni, Külünk’ün sözlerini “saçmalık” olarak niteledi. “Külünk gelsin bunları buradaki halka anlatsın” diyen Çepni şunları söyledi; İkizdere’deki direniş Metin Külünk’ün belki zihnini zorlayacak düzeyde insanların köylerine sahip çıkma mücadelesidir. Bu ülkede ABD ile iş tutanlar aylardır Biden’dan telefon bekleyen AKP’lilerdir. Metin Külünk halkın tertemiz mücadelesini kriminalize etmeye, provoke etmeye çalışıyor. Bunu da HDP ve benim üzerinden yapmaya çalışıyor. Başarılı olma şansı yoktur. Çünkü günlerdir ben oradayım bu tür provokasyonlar ile çok sayıda karşı karşıya kaldık. Ancak halkın mücadelesi karşısında bunlar başarılı olamadılar. Çünkü biz halkın tertemiz mücadelesinin yanındayız. Ben de bir İkizdereli olarak kendi doğamı korumaya çalışıyorum. AKP’nin Cumhur İttifakının emperyalizmle ABD ile Kanada’nın maden şirketleri, Arap sermayesi ile iş birliği içerisinde bu coğrafyayı talan etmesine, bu halkı yoksullaştırmasına izin vermeyeceğimizi bir kez daha söylüyoruz. Metin Külünk’giller AKP’nin yarattığı tosuncukların siyasi sözcüleridirler”

EKOLOJİ BİRLİĞİ: İKİZDERE VADİSİ’NDE TAŞ OCAĞINA KARŞI DİRENEN KÖYLERİN YANINDAYIZ!
İkizdere’deki direnişle ilgili açıklama yapan Ekoloji Birliği “Pandemi koşullarında vatandaş can derdinde iken iktidar ülkemizin her yanında talan ve yıkım projelerine son sürat devam ediyor” denildi.  İhalelerin, ÇED süreçlerinin tüm itirazlarımıza rağmen aralıksız sürdüğü belirtilen açıklamada şunlar söylendi: “Her gün en az 300’ün üzerinde vatandaşımızın yaşamını yitirdiği pandemi koşullarında vatandaş canını tehlikeye atarak bu talan ve yıkım projelerine, kolluk kuvvetlerinin baskı ve zulmüne karşı alanlarda tüm gücü ile direniyor. Direniş alanından Türkiye'ye seslenen bir köylü ise "Bize hak vermeniz yeterli değil, bir şey yapın! Eğer bir şey yapılmazsa ve biz burayı kaybedersek, bu doğa yok olursa herkes kaybeder" diyor. Gelin, İkizderelilerin çağrısına uyalım! İkizderelilerin seslerine ses olup, destek olalım.