RİZE
Giriş Tarihi : 13-11-2020 17:39   Güncelleme : 13-11-2020 17:39

Çağlayan Vadisi Doğa Ve İnsanlık Mirasıdır, Dokunmayın

Rize’nin Fındıklı ilçesi çağlayan vadisi sakinleri, “Çağlayan Vadisi Doğa Ve İnsanlık Mirasıdır, Dokunmayın” konulu imza kampanyası başlattı. İnternet üzerinden başlatılan imza kampanyasına ilk gününde binlerce imza toplandı

Çağlayan Vadisi Doğa Ve İnsanlık Mirasıdır, Dokunmayın

 

 

Rize’nin Fındıklı ilçesi Çağlayan Vadisi sakinleri internet üzerinden “Çağlayan Vadisi Doğa Ve İnsanlık Mirasıdır, Dokunmayın” imza kampanyası başlattı. Kampanya ile yapılan açıklamada, “Çağlayan deresi, kaynağını aldığı Kaçkar dağları eteklerinden, Karadeniz’e kavuştuğu sahil şeridine kadar eşsiz güzelliği, hayat verdiği sayısız çeşitte bitki ve hayvanı, bir can damarı gibi beslediği yaşamlarla sadece yörenin değil, tüm Türkiye’nin ender korunmuş vadilerinden Çağlayan vadisinin kalbidir. Binlerce yıldır doğayla uyum içinde yaşanmış bu topraklar bize yalnız atalarımızın bıraktığı bir miras değil, aynı zamanda bizim çocuklarımızdan torunlarımızdan ve gelecek nesillerden ödünç aldığımız bir emanettir. Ninelerimizin dedelerimizin doğayla bütünleşik yaşam alanları kurduğu, hayvanı ve toprağıyla barış içinde hayat sürdüğü bu yaşam alanı, son yıllarda tüm Türkiye gibi türlü ekolojik saldırı teşebbüslerine maruz kaldı. Sularımızı çalmak isteyen HES’ler, topraklarımızı deşmeye can atan maden ocakları ve deremizi kirleten endüstriyel balıkçılık Çağlayan vadisini, doğamızı tahrip etmek için birbiri ardına fırsat kolladı. Fındıklı halkının ortak mücadelesi ile yalnız ülkemize değil tüm dünyadaki çevre duyarlılığı ve sürdürülebilir yaşam alanları arayışlarına örnek olabilecek şekilde yeşil Fındıklımızın göz bebeği Çağlayan vadimizi bugüne kadar korumayı başardık” denildi.

Başlatılan kampanya ile ilgili olarak, “Üstelik tüm zorluklarına rağmen başta çay olmak üzere küçük ölçekli aile tarım işletmeciliği ve ekolojik turizme dayalı aile pansiyonculuğu ile bölge insanı olarak bizler vadimizde hem mirasımız olan doğanın, derenin, ağaçların, havanın ve suyun koruyucusu olmaya devam etmekte, hem de uzun zamandır yerel ölçekte hepimizin kimseye muhtaç olmadan sürdürdüğü bir ekonomi yaratmaktayız. ‘Dere ıslahı’ adı altında yapılan fakat gerçekte derenin kendisi ile ayrılmaz bir bütünü olan insandan ve hayvandan kopartıp ‘beton duvarlar’ arasına suyu hapseden çalışmaların yanlışlığına dikkat çektiğimiz bugünlerde doğal SİT alanı olan vadimiz maalesef yeni ve büyük bir tehdit altında. Çağlayan deresinden vahşi miktarlarda denetimsiz olarak alınan suyun balık çiftliklerine aktarılması ve oradan kirletilmiş olarak yeniden bırakılması yaşam kaynağımız deremizi mahvediyor. Üstelik özel arazilere hukuksuz girilmesi de cabası. Başta endemik balık türü ‘denizalası’ olmak üzere tüm sucul canlılar için derenin yatağında yeterli miktarda su bırakılmaması vadimize büyük zarar veriyor. Çiftliklerde kullanılan suyun dereye girilemeyecek kadar kirletilmiş şekilde bırakılmasına, vadinin içinde kamudan kiralanmış araziye yoğun beton duvarlar yapılmasına ve Beydere deresinin topyekûn olarak bu tesislerde kullanılmasına karşıyız. Gerek endüstriyel balık çiftlikleri, gerek HES faaliyetleri ve madencilik adı altında planlanan çevre tahribatlarını engelleyerek doğa ile uyum içindeki vadimizi nasıl savunduysak, şimdi de aynı şekilde koruyacağımızı duyuruyor ve bugüne kadar suyuna ve toprağına sahip çıkan tüm Fındıklıları yeniden dayanışmaya çağırıyoruz” denildi.