ACİL ÇAĞRI: HALKIN SABRI DA, SÖZLEŞMESİ DE ÇATIRDIYOR!

Mustafa KABA

25-08-2026 09:07

  Sokaklardaki öfke patlamaları, trafikteki cinnet anları ve sosyal medyanın esiri olduğu linç kültürü artık birer sosyolojik uyarı değil; derinden gelen kitlesel bir feryattır. 
    Vatandaşın sabır sınırını zorlayan bu yapısal çöküş karşısında, fildişi kulelerinde oturan devlet yöneticilerinin mazeret üretme lüksü tamamen bitmiştir. 
   Halkın haklı serzenişi artık sağır kulakları bile tırmalamaktadır. Sorunları halı altına süpürme devri kapanmıştır; devlet yöneticileri acilen HAREKETE GEÇMELİDİR!
   Yargıda adalete olan inancı sıfırlayan cezasızlık algısı "Suç işleyenlerin İç denetim Marifetiyle! Zimmet-irtikap suçundan tutun da; İş yaptırmama, çalışanı yıldırmak için çalışan kişinin işini yapamamasına sebep teşkil eden dayatmalı talimatlar ve istenmeyen ilan edilen kişinin ötekileştirilmesi de dahil, ağır mobbinglere varan yönetimsel Liyakatsizlik veya bunları yapanların kasten işledikleri bu ağır suçların örtülerek görmezden gelinmesi- Tecziye edilmemesi;
edilememesi" !... çalışanları, işsizleri, toplumu ,velhasıl tümüyle sokakları güvensizleştirirken, özelde ve-veya kamuda hakkı ve emeği gasp eden bu fevri veya şebeke kurmuşların başına buyruk zalimlikleri yasal düzeni sarsarak düzensizlik dükalıkları oluşturmuş olmaları toplumsal ve çalışma hayatındaki huzuru iş barışı ve verimliliği yok etmiştir. 
   Alın terini ezen rant ekonomisi, vatandaşı finansal köleliğe mahkum ederken, ticarethaneye dönen üniversiteler ve yapılandırmacı anlayıştan yoksun ezberci eğitim sistemi geleceğimizi çürütmektedir. 
   İnternet sokakları mafya özentilerinin ve siber zorbaların işgalindeyken, devletin bu çöküşü sadece izlemesi kabul edilemez.
   Peki, bu yangın nasıl sönecek? 
                       Çözüm; 
   Salt Polisiye tedbirlerde veya geçici ekonomik paketlerde değil, devletin irade göstererek başlatacağı köklü bir "Toplumsal Restorasyon" hamlesinde yatmaktadır.
   Bu sistemde dijital tabanlı şeffaf bir liyakat sistemi kurulmadan, yargıda şeffaflık tam anlamıyla sağlanmadan ve müfredat mantıkla- empatiyle, yapılandırmacı bir eğitim anlayışı ile buluşmadan bu sarmaldan çıkamayız. 
   Bu milletin çığlığı bir yıkım değil, adalet ve köklü bir yeniden varoluş talebidir.            Ya bu haklı feryad duyulup acil eylem planı devreye sokulacak, ya da kendi toplumuna yabancılaşmış bir kitlenin  Bütün toplumsal değerleri dumura uğratacağı daha beter günler hızla yaklaşacaktır.
  Herkesin gördüğünü gören devlet ekranını oluşturan değerli  yöneticilerimiz ve halkımız birlikte bunun üstesinden gelecektir. 
  Bu Restorasyon için atılan ve atılacak her adımda kararlılıkla Devletimizin yanındayız.
   Aciliyetinin Acelesi ile...
Karar da, sorumluluk da yöneticilerindir!
                                                     Saygı ile.

DİĞER YAZILARI ATA GENLERİNDE VAR OLAN GİZİL GÜCÜNÜN ŞİFRESİNİ ÇÖZ, AÇIĞA ve ALÇAKLARA VUR !... 01-01-1970 03:00 Ne zaman Evet. Ne zaman Hayır ? Evet, Mi - Hayır Mı? 01-01-1970 03:00 Yeşilin Başkenti Rize Şehir Merkezi Yeşile Hasret. 01-01-1970 03:00 TOPLUMSAL YOZLAŞMAYA KARŞI DÜRÜST İNSANLARIN SORUMLULUK ALMASI ŞART. 01-01-1970 03:00