Parti genel merkezinde basın açıklaması yapan Önder, "İktidar da temiz paranın bu ülkeye geleceğinden umudunu kesmiş olacak ki “varlık barışı” diyerek kaynağı belirsiz paraya kapılarını açtı. Bu, gerçekten de iktidarın ekonomik olarak battığının ve iflas ettiğinin bütün dünyaya ilanıdır." dedi.
Lütfullah Önder'in açıklaması şöyle: "İktidar, ekonominin kontrolünü tümüyle kaybetmiş gözüküyor. Yıllardır 'enflasyonla mücadele ediyoruz' diyerek milleti inim inim inlettiler. Millet yoksullaştı, yoksullukla boğuşuyor. Ancak dönüp baktığımız zaman, dünyadaki 193 ülkenin 188’inde enflasyon Türkiye’den daha düşük. Afrika’da 56 ülke var. Bu 56 ülkenin 55’inde enflasyon Türkiye’den daha düşük. Enflasyonla mücadelede sınıfta kaldınız.
"Böyle bir ülkeye kim güvenip parasını yatırır?"
Öte taraftan yıllardır fabrikaları sattınız, madenleri sattınız, limanları sattınız. Geriye bir şey bırakmadınız. Devletin tek gelir kaynağı vergi ve ceza hâline geldi. Paraya ihtiyacınız var. Bu parayı da bulamıyorsunuz. Mehmet Şimşek göreve geldiği günden bugüne Avrupa kapılarını aşındırıyor. Sürekli kapı kapı dolaşıp para arıyor; ancak maalesef temiz parayı bu ülkeye getirmesi mümkün gözükmüyor. Çünkü böyle bir ülkeye kim güvenip parasını yatırır? Düşünün, bir siyasi partinin genel başkanısınız. Kongrede seçilmişsiniz. Aradan yıllar geçiyor, sizi o koltuktan alıyorlar. Koltuğunuz garanti değil. Ya da bir belediye başkanısınız. Halk sizi belediye başkanı olarak seçmiş. Farklı sebeplerle sizi görevden alıyorlar ve başkasını getirip belediye başkanlığı koltuğuna oturtuyorlar veya üniversite bitirmişsiniz, diploma almışsınız. Yıllar sonra diplomanız iptal ediliyor. Böyle bir ülkede paranızı yatırdığınızda, o paraya el konulmayacağının, o paranın buharlaşmayacağının veya başına bir iş gelmeyeceğinin garantisini kim verebilir?
"İktidar da temiz paranın bu ülkeye geleceğinden umudunu kesmiş olacak ki.."
Dolayısıyla iktidar da temiz paranın bu ülkeye geleceğinden umudunu kesmiş olacak ki “varlık barışı” diyerek kaynağı belirsiz paraya kapılarını açtı. Yani, 'Nereden ve nasıl kazanırsanız kazanın, yeter ki para getirin. Biz soru sormayacağız. Bu paranın nasıl kazanıldığını sormayacağız. Vergilendirilip vergilendirilmediğini sormayacağız. Suçtan elde edilip edilmediğini sormayacağız. Hatta sormamakla kalmayacağız, vergilendirmeyeceğiz.' diyor.
"İktidarın ekonomik olarak iflas ettiğinin bütün dünyaya ilanı"
Bu, gerçekten de iktidarın ekonomik olarak battığının ve iflas ettiğinin bütün dünyaya ilanıdır. Geçmiş yıllarda da buna benzer birçok düzenleme yaptı. Bu nedenle Türkiye gri listedeydi. Gri listeden daha listeden yeni çıkmışken, yeniden bu varlık barışıyla birlikte aynı adımı atıyor. Çünkü çaresiz. AK Parti iktidarı, 25 yıl boyunca 15 kez varlık barışı yaptı.
"Her seçimden önce varlık barışı.."
İlginç olan bir diğer husus ise hemen hemen her seçimden önce varlık barışı yaparak seçim ekonomisi oluşturması, milleti geçici olarak rahatlatması ve oy almaya çalışmasıdır. 2008’de, 2011’de, 2013’te, 2018’de ve 2023’te seçimler öncesinde varlık barışıyla birlikte iktidarın para toplayıp seçim ekonomisi oluşturduğunu görüyoruz. Bu durum, bir taraftan muhalefeti dizayn etme çalışmaları sürerken, diğer taraftan da iktidarın seçime hazırlandığının bir göstergesidir."