Çocukluk yıllarından itibaren merak duygusu ve insana hizmet etme arzusu onun karakterinin temelini oluşturdu. İlkokul sıralarında bile insanın insana nefes olabileceğine inanan Haberal, bu içsel yönelişin izinde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne adım attı. Tıp eğitiminden sonra genel cerrahi alanında uzmanlaşarak hem Türkiye’de hem dünyada tıp bilimine damga vuracak bir kariyerin kapısını araladı.
1975 yılı, hem Haberal’ın hem de Türkiye’nin tıp tarihinin dönüm noktalarından biri oldu. Hacettepe Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği Türkiye’nin ilk başarılı organ nakli ameliyatı, ülkenin sağlık tarihinde yeni bir çağ açtı. Onun liderliğindeki bu atılım, organ nakli alanında uluslararası standartlara ulaşmanın da temelini oluşturdu. Üç yıl sonra, 1978’de, Türkiye’de ilk kez kadavradan böbrek naklini başarıyla gerçekleştirerek organ naklini bir bilim dalı olarak ülkenin gündemine yerleştirdi.
1980’li yıllar, Prof. Haberal’ın yalnızca bir bilim insanı değil, aynı zamanda kurucu bir lider olduğunu gösterdi. Türkiye Organ Nakli ve Yanık Tedavi Vakfı ile hem tedavi olanaklarını geliştirdi hem de organ nakli bilincinin topluma yerleşmesi için öncülük yaptı. Ardından kurduğu Başkent Üniversitesi, Türkiye’nin bilimsel üretimine ve tıp eğitimine kalıcı katkılar sunan bir kuruma dönüştü. Haberal’ın “Cerrahi, ince bir zanaatkârlık olarak düşünülmeli ve öyle uygulanmalıdır” sözleri, mesleğe bakışını özetleyen bir ilke haline geldi.
Dünya tıp literatüründe Prof. Mehmet Haberal adını öne çıkaran en önemli çalışmalardan biri ise dünyada ilk kez canlı donörden karaciğer naklini gerçekleştirmesi oldu. Bu başarı, yalnızca teknik bir ilerleme değil; yaşayan donörden alınan bir organla bir başka yaşamı kurtarma vizyonunun tıpta gerçeğe dönüşmesiydi.
Onun için bilim, ameliyathanelerle sınırlı değildi. Prof. Haberal, sağlık hizmetlerine erişimde fırsat eşitliği sağlama sorumluluğuyla hareket ederek Türkiye’de Yeşil Kart uygulamasının hayata geçirilmesinde kritik rol oynadı. Bu proje sayesinde milyonlarca vatandaş sağlık hizmetlerine erişim hakkına kavuştu.
Bugün binlerce hastanın yeniden hayata tutunmasında, yüzlerce hekimin yetişmesinde ve milyonlarca insanın umudunda Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın emeği, bilgeliği ve öncülüğü vardır. Uluslararası alanda da sayısız başarıya imza atan Haberal, Amerikan Cerrahlar Koleji’nin “şeref üyeliği”ne seçilen ilk Türk olmuş; ayrıca Dünya Organ Nakli Derneği’nin başkanlığı dahil birçok küresel görevi üstlenmiştir.
Aldığı ödüller, yaptığı ilkler ve kurduğu kurumlar, onun bilim dünyasındaki yerini tesciller niteliktedir. Ancak Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın en değerli ödülü belki de bir hastanın ameliyat sonrası fısıldadığı o basit ama derin cümledir:
“Yeniden nefes alıyorum…”
İnsana, bilime ve geleceğe adanmış bir ömrün özeti, işte tam olarak budur.
MHP İkizdere 15.Olağan Kongresi Yapıldı Yeni Başkan Oktay Aksu
20:24 - RİZE