Dijitalleşme ve İnsan Hakları Tartışıldı
Toplantının ana teması olan dijitalleşmenin insan haklarına etkileri üzerine konuşan Malkoç, dijital platformlarda veri gizliliği, ifade özgürlüğü ve ayrımcılık gibi konuların korunması gerektiğini vurguladı. Yapay zekâ ve dijital dönüşümün yeni etik sorunlar doğurduğunu ifade eden Malkoç, özellikle çocukların kişisel verilerinin korunmasına yönelik ek önlemlerin önemine dikkat çekti.
Malkoç, ombudsmanların dijitalleşme sürecinde hak ve özgürlüklerin korunması konusunda büyük sorumlulukları olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Dijitalleşmenin gerisinde kalmamalı, hak ve özgürlükleri korumalıyız. Ombudsmanlar, dijital dönüşümün zorlukları karşısında bireylerin haklarını korumak için önemli bir aracı konumundadır.”
Gazze’deki Soykırıma Sessiz Kalınmasına Tepki
Malkoç, konuşmasının büyük bir bölümünü Gazze'de yaşanan insanlık suçlarına ayırarak, İsrail’in saldırılarının soykırım boyutuna ulaştığını belirtti. Gazze’de sağlık personellerinin, hastanelerin ve altyapıların hedef alındığını dile getirerek, uluslararası toplumun ve özellikle Avrupalı ombudsmanların bu duruma sessiz kalmasına tepki gösterdi:
“Gazze’de altyapılar yok ediliyor, hastaneler yıkılıyor, sağlık personeli katlediliyor. 750 sağlık çalışanı öldürüldü, 250 ambulans vuruldu. Dünya hâlâ seyrediyor, bu kabul edilemez.”
Türkiye Ombudsmanlığının Çalışmaları
Malkoç, Türkiye’nin insan hakları konusundaki uluslararası çalışmalarına da değinerek, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı esir kamplarındaki incelemeler hakkında bilgi verdi. Türkiye Ombudsmanlığı’nın esir hakları konusunda hazırladığı raporun önemini vurguladı.
“Barış İçin Çalışmaya Devam Edeceğiz”
Türkiye Ombudsmanlığı’nın İslam İşbirliği Teşkilatı ve Türk Devletleri Ombudsmanlar Birliği’ne başkanlık ettiğini hatırlatan Malkoç, insan hakları ve barış çalışmaları konusundaki kararlılıklarını yineledi:
“Barış ve insan hakları için çalışmaya devam edeceğiz.”
Moskova’daki toplantıda yapılan bu önemli açıklamalar, insan hakları savunuculuğunun dijitalleşme sürecinde ve uluslararası krizlerde daha da önemli hale geldiğini gözler önüne serdi.