Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhuriyet Halk Partisi'nden resmen istifa ettiğini duyurdu.
Uzun bir açıklama yaparak bundan sonra bağımsız hareket edeceğini açıkladı.
"Siyasette bazı kararlar vardır öfkeyle alınmaz, kırgınlıkla açıklanmaz. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur." cümlesi Yavaş'a ait.
Peki, bundan sonra Mansur Yavaş nasıl bir çizgi izleyecek?
Bağımsız mı kalacak? Yoksa bir başka siyasi partiye dahil olacak mı?
MANSUR YAVAŞ’I İLK İKNA EDEN İSİM KİMDİ?
Kemal Kılıçdaroğlu'nun dönemin genel başkan danışmanı Şükrü Karaca, 15 Aralık 2013 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Mansur Yavaş'ın CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı olacağını önceden açıkladı.
Bu durum parti içinde tartışmalara yol açarak istifa etmesine neden oldu.
Şükrü Karaca, Twitter üzerinden "Değerli dostum güzel halk adamı Mansur Yavaş Ankara’ya hayırlı olsun" paylaşımını yaparak Mansur Yavaş'ın CHP'den aday olacağını resmî duyurudan önce kamuoyuna duyurmuştur.
Bu erken açıklama ve parti içinden bazı isimlerin sağ kökenli bir aday gösterilmesine yönelik eleştirileri parti içinde bir kriz meydana getirdi.
Eleştiriler üzerine Şükrü Karaca, CHP Genel Başkan Danışmanlığı görevinden istifa edeceğini açıkladı.
PEKİ, BUNDAN SONRA MANSUR YAVAŞ NASIL BİR ÇİZGİ İZLEYECEK?
Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş bundan sonraki süreçte hep bağımsız mı kalacak?
Yoksa bir başka siyasi partiye dahil olacak mı?
Son olarak AK Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la Beştepe’de görüşmesinin ardından çok yorumlar yapıldı!
Elbette bu görüşme sıradan bir görüşme değildi!
Ankara’nın sorunları sürekli vardı ama Erdoğan ilk kez Mansur Yavaş’la görüştü…
Bu dikkatleri üzerinde toplayan bir görüşme idi…
Bu hususu farklı bir noktaya koyarak…
- “Acaba Mansur Yavaş da AK Parti’ye mi katılacak?” şeklinde yorumlar yapıldı, o günlerde…
Ancak bu konuda şimdiden bir kanaat açıklamak, yorum yapmak doğru da olmaz!
Hakkaniyetli de olmaz!
Zira, bu konuda son kararı verecek olan Mansur Yavaş’ın bizatihi kendisidir…
Bekleyip, göreceğiz…
ŞÜKRÜ KARACA KİMDİR?
Mansur Yavaş'ın CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı olacağını ilk açıklayan isimdi, Şükrü Karaca.
Şükrü Karaca bu açıklamayı yaptığı dönemde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçaroğlu’nun danışmanı idi.
Peki, kimdir Şükrü Karaca?
Şükrü Karaca Tokat / Reşadiye’ye bağlı Kabalı Köyü’nde dünyaya geldi.
Annesi Hanife, babası Ahmet olup; beşi erkek, biri kız altı kardeşin dördüncüsüdür.
Dokuz yaşındayken babasını kaybetti, köy ilkokulundan sonra Reşadiye Ortaokulu ve Tokat Öğretmen Okulu’nda yatılı okudu.
Altı yıl çeşitli köylerde ilkokul öğretmenliği yapan Karaca, bu arada Ankara Hukuk Fakültesi'ni kazandı. Mezuniyetinden altı yıl serbest avukat olarak çalıştı.
DYP GENEL BAŞKANI, BAŞBAKAN TANSU ÇİLLER’İN DANIŞMANI İDİ
Türkiye Diyanet Vakfı Dış İlişkiler Dairesi ve Dışişleri Bakanlığı’nda görev alan Şükrü Karaca, 1996’dan 2014’e kadar çeşitli aralıklarla üst seviyede siyasi danışmanlıklar yaptı.
DYP Genel Başkanı, Başbakan Tansu Çiller’in danışmanı idi.
18 Nisan 1999 seçimlerinde DYP’den Ankara milletvekili adayı oldu.
AK Parti’nin kuruluş ve tüzük çalışmalarında yer aldı.
Prof. Dr. Nesrin Karaca ile evli olan Mehmet Emre ile Gamze adında iki çocuğu bulunan Şükrü Karaca 5 Ocak 2014 tarihinde vefat etti.
EDEBİYAT YANI AĞIR BASAN İSİM
Hukukçu ve siyasetçi kişiliğinin yanında asıl edebiyatçı kimliğiyle tanınır.
Karaca’nın şiirleri Doğuş-Edebiyat, Kültür Sanat, Erguvan, Dolunay gibi dergilerde yayınlanır.
İlk baskısı 1989 yılında yapılan tek romanı Dünyayı Dolduran Kiraz, Türkiye Yazarlar Birliği’nce ‘yılın romanı’ ödülünü alır.
1993 yılında yayınlanan Ânestü Nâra adlı şiir kitabı da aynı kuruluş tarafından yılın şiir kitabı ödülüne layık görülür.
Kitapta yer alan “Naat” de 1990’da, Türkiye Diyanet Vakfı Uluslararası ‘Naat’ Yarışmasında ikincilik kazanır.
Dünyayı Dolduran Kiraz, kuru, dağ köyünde yaşayan bir çocuğun hayal dünyası çevresinde kurgulananlarla, diğer köy romanlarından ayrılır.
Roman; “Ölümden Önce”, “Haber Getiren Karga”, “Dünyayı Dolduran Kiraz”, “O Dünyanın Eşiğinde”, “Oyun”, “Tayyare”, “Aynalı Kuş”, “Ben Bu Yaylalara Yayla mı Derim?”, “Eğri Şapkanın İşi”, “Çan Delisi”, “Heykel”, “Bazı Bazı Delirmek”, “Karanlık” alt başlıklarından oluşur.
Ana figür olarak karşımıza çıkan "Kepenek"; on üç, on dört yaşlarına kadar okul hayatına ve yaşadıklarına ilişkin olaylar, çevre ve tabiatla iç içe geçen dünyasıyla anlatılır.
Burada benzetme unsurlarıyla yapılan tasvirlerin bolluğu dikkat çekicidir.
Şükrü Karaca’nın şiir kitabı Ânestü Nârâ; “Münâcât”, “N’at”, “Kerbelâ Günlükleri”, “Haşiye” bölümlerinden oluşur. Hz. Musa’nın Tur dağında ilahi ışığı ateş sandığında söylediği söz olan “anestü nârâ”yı kitabına isim olarak alan Karaca, klasik Türk şiirine ait söyleyişle modern sesi geleneksel şiir formları çevresinde birleştirme yoluna gitmeyi amaçlar.
Böylece, İslam çevresinde gelişen şiir formlarını, hem tema bakımından hem de kendine özgü bir söyleyişle yeniden değerlendirme yoluna gider.