Konukçu, önergesinde eğitim emekçilerinin Anayasa’daki eşitlik ilkesi ve uluslararası çalışma standartlarına rağmen özellikle yabancı özel okullarda ciddi hak kayıpları yaşadığını belirtti. En güncel örneğin İstanbul Özel İtalyan Lisesi olduğunu vurgulayan Konukçu, aynı okulda görev yapan Türkiyeli öğretmenlerle İtalyan öğretmenler arasında 6 kata varan maaş farkı, sosyal hak eşitsizlikleri ve ayrımcı çalışma koşullarının bulunduğunu ifade etti.
“Eşit İşe Eşit Ücret İlkesi Açıkça İhlal Ediliyor”
Nisan 2025’te sendikalaşarak toplu iş sözleşmesi sürecini başlatan Türkiyeli öğretmenlerin, sendikanın yasal çoğunluğu sağlamasına rağmen işveren tarafının masaya isteksiz oturduğunu aktaran Konukçu, ders yükleri aynı olmasına rağmen ücretlerin eşitlenmediğini, ek ders ücretlerinin yalnızca yabancı öğretmenlere ödendiğini kaydetti.
Son dört yılda okul ücretlerine yaklaşık yüzde 800 zam yapılmasına rağmen Türkiyeli öğretmenlere %0 ve %15 zam dayatıldığını belirten Konukçu, bunun “ekonomik şiddet” anlamına geldiğini vurguladı. Öğretmenlerin 2 Şubat 2026 itibarıyla grev kararı aldığını hatırlatan Konukçu, grev sürecinde sendikalı personele disiplin cezaları verilmesinin sendikal haklara açık müdahale olduğunu ifade etti.
“Bu Sadece Ücret Meselesi Değil”
Konukçu, yaşananların yalnızca bir maaş pazarlığı olmadığını; Anayasa’nın 10. maddesinde güvence altına alınan kanun önünde eşitlik, “eşit işe eşit ücret” ilkesi ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin ihlali anlamına geldiğini belirtti. Grevin aynı zamanda öğretmenlerin onur mücadelesi olduğunu dile getirdi.
Bakan Tekin’e 13 Maddelik Soru
Konukçu’nun Bakan Tekin’e yönelttiği sorular arasında şu başlıklar öne çıktı:
Grevin Bakanlık bilgisi dahilinde olup olmadığı,
Grev sürecinde denetim yapılıp yapılmadığı ve öğrencilerin eğitim hakkı için hangi önlemlerin alındığı,
Yabancı özel okullarda Türkiyeli ve yabancı öğretmenler arasındaki ücret farklarının devlet denetimine tabi olup olmadığı,
Okul yönetiminin baskı ve disiplin uygulamalarına karşı Bakanlığın ne yaptığı,
Sendikanın yasal çoğunluğunun Bakanlık kayıtlarında teyit edilip edilmediği,
Yabancı devlet destekli okullarda Türk İş Kanunu’nun geçerli olup olmadığı,
İtalya makamlarıyla herhangi bir diplomatik temas yürütülüp yürütülmediği,
Grevin sona erdirilmesi ve öğretmenlerin insanca yaşayacak ücret taleplerinin karşılanması için Bakanlığın işveren nezdinde girişimde bulunup bulunmadığı.
Konukçu, yabancı bir devletin bütçe desteğinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğretmenlerin haklarını ortadan kaldıramayacağını vurgulayarak, Milli Eğitim Bakanlığı’nı hem denetim hem de diplomatik düzeyde sorumluluk almaya çağırdı.
İstersen bunu ayrıca daha kısa ajans haberi, manşetli versiyon ya da sendika odaklı alternatif başlıklı bir formatta da hazırlayabilirim.
BTP'den vekil ve başkan transferlerine tepki
11:13 - SİYASET