İngiliz basınında yayımlanan bir analiz yazısında, ABD-İsrail savaşının Türkiye'ye bölgesel avantaj sağladığı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a dünyanın gözü başka yöne çevrilmişken CHP'yi etkisiz hale getirme fırsatı verdiği kaydedildi.
The Telegraph'da yayımlanan analizde ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın Türkiye için uzun vadeli bir kazanç sağladığı belirtildi. Yazıya göre bu durum, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a demokrasi karşıtı planını küresel bir tepki görmeden hızlandırması için alan yarattı.
"ERDOĞAN DİPLOMATİK BOŞLUKTAN FAYDALANDI"
Washington merkezli Ortadoğu Enstitüsü Türkiye Programı'nın kurucu direktörü Gönül Tol, yazıda şu ifadelere yer verdi:
"Erdoğan'ın içeride tüm bunları yapması için mükemmel bir uluslararası ortam var. Tüm bu jeopolitik şoklar, Erdoğan'a içeride kalan demokratik alanla istediğini yapma cesareti ve izni veriyor."
Analizde, Erdoğan'ın önce Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, ardından Donald Trump döneminde ABD'ye olan güvenin azalmasıyla oluşan güvenlik ve diplomatik boşluktan faydalandığı belirtildi.
DÜNYANIN DİKKATİ BAŞKA YÖNDEYKEN MUHALEFETE BASKI
Yazıda, İran savaşının başlamasından dokuz gün sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılanmasına başlandığı ve Batı'dan tek bir eleştiri sesi çıkmadığı vurgulandı. İmamoğlu'na yöneltilen rüşvet ve suç örgütü liderliği gibi suçlamaların muhalefeti devre dışı bırakmayı amaçladığı belirtilen yazıda, bu suçlamaların toplamda 2 bin yılı aşkın hapis cezasıyla sonuçlanabileceği kaydedildi.
EKONOMİK SORUNLAR BASKIYI ARTIRIYOR
Erdoğan'ın son yıllarda ortalama yüzde 50 seviyesinde seyreden enflasyon nedeniyle tabanında erozyon yaşadığı, bu nedenle kontrolleri sıkılaştırdığı ifade edilen analizde, ABD merkezli danışmanlık firması Amena Strategies'ten Yusuf Can'ın şu değerlendirmesine yer verildi:
"Erdoğan'ın hükümeti, 10-15 yıl önce sahip oldukları popüler desteğe sahip olmadıklarını biliyor. Bu yüzden CHP'yi yok etmek için tüm bu baskıcı ve otoriter yöntemlere başvuruyorlar. Eğer Erdoğan seçimleri eskiden olduğu gibi ekonomi politikaları veya gerçek demokratik, yasal politikalarla kazanabilseydi, son birkaç yılda başvurduğu bu dramatik önlemlere başvurması pek olası olmazdı."
TÜRKİYE'NİN BÖLGESEL YÜKSELİŞİ
Analizde, Türkiye'nin Irak'a hava savunma sistemleri satması ve Endonezya ile insansız savaş uçağı anlaşması imzalaması gibi savunma sanayiindeki atılımlarına da dikkat çekildi. NATO'nun ABD'den sonra en büyük ikinci ordusuna sahip Türkiye'nin, dünyanın 11. büyük silah ihracatçısı haline geldiği belirtildi.
Yazıda, Erdoğan'ın Türkiye'yi önemli bir enerji ticaret merkezi haline getirmek istediği ve geçen hafta Özel'in görevden uzaklaştırılmasının ardından yaptığı açıklamaya yer verildi:
"Türkiye'nin amacı bu rekabette seyirci kalmak değil, oyun kurucu olmaktır."
"OTOKRATLARLA ÇALIŞMAK İSTİKRARSIZ ORTAKLAR YARATIR"
Analizin sonunda Gönül Tol'un şu uyarısına yer verildi:
"Bir zamanlar NATO, demokratik dünya için bir defense örgütü olarak çerçevelenmişti; artık bunu gerçekten söylemek mümkün değil. Batılı ülkeler, NATO müttefikleri, Türkiye gibi ülkelerdeki demokratik erozyona ve otokratik konsolidasyona giderek daha az dikkat edecek ve teknik konulara odaklanacaklar."
Tol, bu yaklaşımın hata olacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
Otokratlarla çalıştığınızda, akıllarının en üstünde her zaman rejim hayatta kalması vardır. Eğer rejim risk altındaysa, uluslararası anlaşmalarla bağlı kalmazlar; size sadık olmazlar. Onları istikrarsız müttefik yapan da budur