Vali Yazıcıoğlu, hastaneye "tebdil-i kıyafet" giyerek, yıpranmış kıyafetler içinde acil servisten giriş yaptı. Kimse onun vali olduğunu fark etmedi. Başhekimle görüşmek istediğini belirtti ve yönlendirildiği odada, başhekimden para karşılığı olmayan bir muayene talep etti. Ancak başhekim, "Burası hayır kurumu değil, paran yoksa tedavi olamazsın" diyerek Yazıcıoğlu’nu umursamaz bir tavırla geri çevirdi.
Olay karşısında büyük bir üzüntü ve öfke duyan Vali, hemen ertesi gün resmi kıyafetiyle hastaneye döndü. Elinde görevden alma belgesiyle başhekimin odasına giren Yazıcıoğlu, hiçbir tartışmaya girmeden, “Bugün itibarıyla başhekimlik unvanından azledilmiş bulunmaktasınız” diyerek görevden alma belgesini uzattı ve hastaneden ayrıldı.
Bu olay, Recep Yazıcıoğlu’nun vatandaş odaklı yönetim anlayışının, adalet ve hakkaniyeti önceleyen tavrının simge örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.
Kuşkulu Ölüm, Bitmeyen Soru İşaretleri
Vali Recep Yazıcıoğlu, bu ve benzeri örnekleriyle kamuoyunun sevgisini kazanmıştı. Ancak ne yazık ki 2 Eylül 2003 tarihinde Denizli’de geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Ölümü kamuoyunda uzun yıllar boyunca tartışmalara yol açtı. Kazanın ardındaki şüpheler hâlâ zihinlerde yerini koruyor.
Yazıcıoğlu’nun tebdil-i kıyafetle halkın arasında olma alışkanlığı ve halkın derdini doğrudan kendi gözleriyle görmeye olan inancı, bugün dahi örnek alınan bir yöneticilik anlayışı olarak hatırlanıyor.
Rize OSB’de 2. Etap Hamlesi: Kamulaştırma Tamam, Başvurular Başladı
09:04 - RİZE