Konukçu, Bakan Ersoy’un dizi yapımcılarıyla gerçekleştirdiği toplantı sonrasında, yurt dışına satışı yapılan dizilere bölüm başına yaklaşık 33 bin dolar tutarında kamu desteği sağlanacağı yönündeki bilgilerin kamuoyuna yansıdığını belirtti. Söz konusu desteklerin, Türkiye Turizm Geliştirme Ajansı (TGA) ile Bakanlık tarafından verileceğinin ifade edildiğini aktardı.
Önergede, televizyon ve dizi sektöründe son yıllarda yaşanan ekonomik daralma, artan maliyetler ve azalan reklam gelirleri nedeniyle üretim hacminin düştüğü; bu durumun en ağır sonuçlarını ise set emekçilerinin yaşadığı kaydedildi. Güvencesiz çalışma, uzun mesai saatleri ve işsizlik sorunlarının yaygınlaştığı belirtilirken, kamu destek modelinin doğrudan büyük yapım şirketlerine kaynak aktarımını öngördüğü ve emekçilerin çalışma koşullarına ilişkin bağlayıcı düzenlemeler içermediği ifade edildi.
Konukçu ayrıca, DİSK Sinema Emekçileri Sendikası (Sine-Sen) tarafından yapılan açıklamalara atıfta bulunarak, kamu teşviklerinin ticari başarı sağlamış projelere yönlendirilmesinin sektördeki eşitsizliği artırabileceği uyarısının yapıldığını belirtti. Sendikanın; güvenceli istihdam, fazla mesai ücretlerinin güvence altına alınması, sendikal örgütlenme önündeki engellerin kaldırılması ve sosyal hakların güçlendirilmesi yönünde çağrıda bulunduğunu hatırlattı.
Konukçu önergesinde şu sorulara yanıt istedi:
Bakanlığın dizi yapımcılarıyla yaptığı toplantıda emek örgütlerinin ve meslek birliklerinin görüşlerinin alınıp alınmadığı,
Yurt dışına satılan dizilere verilecek desteğin kriterleri ve kültür politikasının temel ilkeleri,
Teşviklerde toplumsal fayda, cinsiyet eşitliği ve şiddet karşıtlığı gibi etik ölçütlerin aranıp aranmayacağı,
Kamu kaynaklarının bağımsız sinemacılar ve yerel kültür projeleri yerine büyük yapım şirketlerine yönlendirilmesinin gerekçesi,
Sektörde artan işsizlik karşısında doğrudan istihdam ve sosyal güvence desteklerinin planlanıp planlanmadığı,
Bölüm başına yaklaşık 33 bin dolarlık desteğin sektördeki yapısal sorunları nasıl çözeceği,
Dizi içeriklerinin turizm tanıtım stratejisinin bir parçası haline getirilmesinin emekçilerin çalışma koşullarına etkisi,
Desteklenecek yapımlarda toplumsal cinsiyet eşitliği ve kültürel çoğulculuk gibi kamusal kriterlerin belirlenip belirlenmeyeceği,
Son üç yılda yurt dışına satılan dizilerin Türkiye’nin çok kültürlü yapısını temsil oranı,
Sağlanacak toplam kamu desteğinin tutarı ve bütçe kaynakları ile denetim mekanizmalarının nasıl işleyeceği.
Konukçu, kültürel üretimin yalnızca ekonomik getiri ve turizm stratejisi ekseninde ele alınmasının, sektördeki emekçilerin sorunlarını görünmez kıldığını savunarak, kamu kaynaklarının öncelikle güvenceli istihdam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için kullanılması gerektiğini vurguladı.