Haber: Yasemin ÖZÇELİK
Balıkçılıkla ilgilenen ve kayıkhanesinde vakit geçiren Şaban Akçay, çocukluğunda arkadaşlarıyla kullandığı tahta arabaları yeniden yapmak isteyince hobisinin ilk adımını attı. Eline geçen dut ağacı kütüklerini keserle yontarak küçük tahta arabalar üretmeye başlayan Akçay, zamanla kamyonet ve otomobil figürleriyle birlikte gece lambaları da yapmaya başladı.
Çocukluk Hatıralarını Ahşaba İşliyor
Yaptığı her eserin kendisini yıllar öncesine götürdüğünü söyleyen Şaban Akçay, çocukluk yıllarında yaşadığı mutluluğu bugün yeniden hissettiğini ifade etti.
Akçay, "Çocukluğum aklıma geldiği için ahşaptan bir şeyler yapmaya başladım. Gençliğimi gözümün önüne getiriyorlar. Eskiden tahta arabalarla kaydığımız yerimiz yoktu. Ufak bir yol bulduğumuz zaman tahta arabalarla kayardık. Evlerde iç yağı bırakmazdık. Kaysınlar diye tekerleklerine sürerdik. Çocukluğumuzda bugün yaptığım küçük tahta arabaların büyüğünü yapar, arkadaşlarımla beraber çıkıp bir yerden aşağıya kayardık. Arkadaşlarımızla yarışırdık." dedi.
Kayıkhanesi Atölyeye Dönüştü
Emekli olduktan sonra zamanının büyük bölümünü teknesi ve kayıkhanesinde geçirdiğini belirten Akçay, boş vakitlerini artık ahşap işçiliğiyle değerlendirdiğini söyledi.
"Dut ağacım vardı. Baktım ki bundan güzel şeyler olur. Yavaş yavaş o tahta arabaların küçüğünü yapmaya başladım. Normalde emekliyim, teknem var, denize çıkarım. Burada da bir kayıkhanem var. Bu kayıkhanede de bu ahşap hobimi yerine getiriyorum." ifadelerini kullandı.
Geçmişi Geleceğe Taşıyor
Şaban Akçay'ın yalnızca bir keser kullanarak ortaya çıkardığı ahşap oyuncaklar ve el emeği ürünler, nostaljik bir dönemin izlerini günümüze taşıyor. Çocukluk anılarını ahşaba işleyen Akçay, hem üretmenin mutluluğunu yaşıyor hem de geleneksel el sanatlarının yaşatılmasına katkı sağlıyor. Özveriyle hazırladığı eserler, sabır ve emeğin birleştiğinde ortaya çıkan sanatın en güzel örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.